Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/1964 E. 2013/19789 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/1964
- Karar No
- 2013/19789
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Üsküdar 3. Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanığın, başka suçtan hükümlü bulunduğu aynı yer yargı çevresinde bulunan Metris 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nden getirtilerek 26.04.2007 tarihinde sorgusunun yapıldığı ve sonraki oturum olan 25.05.2007 tarihli duruşmaya da getirildiğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 196. maddesi gereğince 12.07.2007 tarihli oturum ile karar oturumuna da getirtilerek, esas hakkındaki savunması sorulduktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılama yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu; 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemi nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden uygulama yapılmadan yazılı biçimde hüküm kurulması, 3-) Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nun 493/1, 522/1, 59/2 ve 81/1. maddelerine göre, 5237 sayılı TCK'nun aynı suça uyan 142/1-b, 62, 53; 116/1, 62, 53; 151/1, 62, 53. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları için 5271 sayılı CMK'nun 5560 sayılı Yasa ile değişik 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri uygulanması durumunda 5237 sayılı TCK'nın sanık lehine olduğu; uygulanmadığı takdirde lehe olan yasanın uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4-) Kabul ve uygulamaya göre de; a-) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, b-) 5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 29/6/2005 tarihinde, 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, aynı Yasanın 58/6-8. maddelerinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.