Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/17165 E. 2012/2388 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/17165
- Karar No
- 2012/2388
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun hükümlü aleyhine olduğu daha ağır cezaları içerdiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2.maddesi ve 5252 Sayılı kanunun 9. maddesi gereğince uyarlama yapılmasına yer olmadığına, Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2011 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Aynı dosyada hükümlü ... hakkında verilen 15.06.2005 tarih, 2005/441-1 Değişik iş sayılı uyarlama Ek kararının hükümlü ... tarafından temyiz edilerek Dairemizce bozulması üzerine, yapılan yargılamaya dahil edilip hükümlü ... ile birlikte yargılanan hükümlü ... hakkında yeniden kurulan 05.07.2007 gün, 2006/379 esas ve 2007210 karar ile hükümlü ... hakkındaki kesinleşmiş 09.09.2002 günlü hükmün, 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre uyarlanması için verilen 29.06.2005 tarih, 2005/705 Değişik iş sayılı Ek kararın kaldırılmasına ilişkin 18.05.2007 tarih ve 2007/347 Değişik iş sayılı hükümlerin hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşılmakla hükümlünün, 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre uyarlanması için verilen 29.06.2005 tarih, 2005/705 Değişik iş sayılı Ek kararına yönelik temyizinin incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların uygulanmasını ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. İnceleme konusu karara gelince; 1-) 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması, 2-) Cumhuriyet Savcısının görüşü alınmadan, karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 33. maddesine aykırı davranılması, 3-) Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 497/1, 522, 80, 59/2. maddeleriyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 149/1-a, c, d, h ve 62. maddelerinde öngörülen cezaların alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ve 5237 sayılı TCY'nın 43/3. maddesi dikkate alındığında yakınan sayısınca yağma suçunun oluşacağı gözetilip 765 sayılı Yasanın hükümlü lehine olduğunun düşünülmemesi, 3-) Kabul ve uygulamaya göre de; a-) 5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 29/6/2005 tarihinde, 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, aynı Yasanın 58/6-8. maddelerinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, b-) Sadece hükmün kesinleşmesinden önceki yargılama giderlerinden sorumlu tutulacak ve CMK’nın 325/2. maddesinde öngörülen “hakkaniyet” ölçütünün bir gereği olarak, sınırlı, istisnai ve zorunlu bir yargılama faaliyeti olan mahkûmiyet hükmünde değişiklik yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacak olan hükümlüden kesinleşme öncesindeki yargılama giderlerinin tahsil edilebilmesi bakımından, uyarlama yargılamasında verilen yeni kararda bu sorumluluğunun saptanması ve kesinleşen önceki hükümdeki yargılama giderlerinin infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama hükmünde de aynen gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, ek kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 14.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.