Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/16034 E. 2013/25563 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/16034
Karar No
2013/25563
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Ayrıntıları Yarııtay Ceza Genel Kurulunun 20.12.2001 tarih, 2011/2-281 esas ve 2011/285 sayılı kararında belirtildiği üzere;yakınanın komşusunun ihbarı üzerine kolluk görevlileri tarafından kesintili takip sonucu yakalanan sanıklar hakkında uygulama şartları gerçekleşmediği için uygulanmayan TCK’nın 35. maddesi ile cezanın artırılmasını gerektiren başka bir durum ilk kez duruşmada ortaya çıkmadığı gibi, 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesinde öngörüldüğü biçimde suçun hukuki niteliğinin de değişmediği, sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede yanılgı ile sanıklar hakkında uygulanması istenen bir indirim hükmünün sanıklar aleyhine olacak şekilde uygulanmaması sanıklara ek savunma hakkı verilmesini gerektirmeyeceği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir. Sanık ...'in adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezalarıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden payları oranınıda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde “müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları ile sanık ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY’nın “ 53/1. maddesinin uygulanmasına” ve “sanıklardan müteselsilen tahsiline” ilişkin bölümler çıkartılarak, yerlerine “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” ve “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin payları oranında ayrı ayrı alınmasına” cümleleri yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/16034, K. 2013/25563, T. 19.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-16034-e-2013-25563-k-76f8e902b25d