Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/12236 E. 2013/23917 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/12236
Karar No
2013/23917
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 765 sayılı TCK'da mal aleyhine cürümler farklı maddeler içinde düzenlenmiştir. Başkasının arazisine hayvan sokma anılan kanunun 518.ve 519.maddelerinde düzenlenmesine karşın 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'da bu düzenlemeye yer verilmemiştir. 5237 sayılı TCK'da hırsızlık suçunun basit hali 141.maddede, nitelikli hali ise aynı kanunun 142.maddesi içinde düzenlenmiştir. Hırsızlık suçunun temel özelliği, zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alınmasıdır. Maddenin gerekçesinde alma fiilinden maksadın, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarının kullanılmasının olanaksız hale gelmesi olup bu tasarruf olanağı ortadan kaldırılması ile de, suçun tamamlandığı kabul edilmiştir. Alma hareketi elle doğrudan olabileceği gibi alet ve/veya başka bir güçle de yapılması mümkündür. Alma hareketi her nasıl yapılırsa yapılsın asıl olan alma hareketi ile ulaşılmak istenen netice arasında bir sebep-sonuç ilişkisi oluşmasıdır. Yani kendisine veya başkasına haksız bir yarar sağlamak üzere başkasının taşınır malının rızası dışında bulunduğu yerden alınmasıdır, buda menkul eşyanın sahibinin nüfuzu dairesinden çıkıp, hırsızın nüfuzu dairesine girmesi ve/veya tasarruf alanına geçmesidir. Tasarruf alanına geçme ise zilyedin kullanma mahallinden kaldırılıp başkasının tasarruf alanına geçmesini ifade etmektedir. Bunun dışında alma, tasarrufu sonlandırma şeklinde gelişen haksız fiillerin hırsızlık olarak kabulü olanaklı değildir. Bilindiği üzere, kanunsuz suç ve ceza olmaz ve ihlal olunan normun alanı ise, işlenen suçun tipiklik unsurlarına göre saptanır, ceza hukukunda gösterilen ve müeyyideye bağlanan normların uygulama alanı kıyas ve/veya kıyasa varan normlarla genişletilemez. Somut olaya gelince; Hayvanlarını otlatma saiki ile bir başkasının hasadı yapılmış, sapların biçerdöver ile ezilmiş arazisine hayvanlarını sokan ve/veya girmesine göz yumma şeklinde gelişen sanıkların haksız fiillerinin sonucunda otlatılan hayvanların bir miktar ekin sapı yemesi ve/veya yememesinin sanıkların kastını ve mevcut durumu değiştirmediği gibi sonuca da etkili olmadığı, Hal böyle olunca, Sanıkların hayvan otlatma saik ve haksız fiili dışında hırsızlık kastından söz edilemeyeceği düşünülmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/12236, K. 2013/23917, T. 27.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-12236-e-2013-23917-k-01782d1127bf