Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/10750 E. 2013/25778 K.
Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Verme, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/10750
- Karar No
- 2013/25778
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Mala Zarar Verme, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-) Sanık hakkında yakınanlar ... ve ...'ye yönelik hırsızlık suçlarından, müşteki ...'e yönelik işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde: Sanığın, yakınanlar ... ve ...'ye yönelik hırsızlık eylemini suç ortakları ile önceden verdikleri karar doğrultusunda, doğrudan doğruya beraber işlediğinin anlaşılmasına karşın, 5237 sayılı TCK'nın 37/1.maddesi ile uygulama yapılması gerekirken aynı Yasanın 39.maddesi ile hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından, sanık hakkında müşteki ...'e karşı işyeri dokunulmazlığını bozma suçu için kurulan hükümde temel uygulama madde ve fıkrasının “5237 sayılı TCK'nın 116/2.” olması gerekirken, hükümde “116/1” olarak yazılması sonuç cezanın doğru belirlenmesi karşısında yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edildiğinden, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) 5237 sayılı Yasa uyarınca lehe değerlendirme yapılırken, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK.nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda, aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, 2-) Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; hükümlerden 5237 sayılı TCK'nın 58. ve 53. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak, 53. maddenin yerine "sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına," cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-) Sanık hakkında yakınan ...'e yönelik hırsızlık suçundan, yakınanlar ... ve ...'e yönelik mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanık hakkında yakınan ...'e yönelik hırsızlık eyleminde suçun unsurlarının tespiti bakımından yapılan keşif sonucunda, polis memuru bilirkişi ... tarafından 21.06.2004 havale tarihli 04.06.2004 tarihinde tanzim edilmiş bilirkişi raporunda; suça konu işyerinin kapısının sağlam ve muhkem olmadığı, aynı bilirkişiye ait dosya içinde bulunan 04.06.2004 tarihinde tanzim edilmiş ancak hakim havalesi bulunmayan bir başka raporda ise; işyeri kapısının sağlam ve muhkem olduğunun belirtildiği nazara alındığında aynı bilirkişinin iki farklı raporları arasındaki çelişki giderilmeden hangi rapora üstünlük tanındığı açıklanmadan suçun işleniş şeklindeki duraksamalar giderilmeden, eksik incelemeyle yetinilip yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, 2-) Sanığın yakınanlar ... ve ...'e yönelik mala zarar verme suçunun eylem tarihi itibariyle, 5271 sayılı CMK’nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 3-) Uygulamaya göre de; a- Sanığın eylemlerini, suç ortakları ile önceden verdikleri karar doğrultusunda, doğrudan doğruya beraber işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 37/1.maddesi ile uygulama yapılması gerekirken aynı Yasanın 39. maddesi ile hüküm kurulması, b-Kasten işlemiş olduğu suçlardan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, c- 5237 sayılı Yasa uyarınca lehe değerlendirme yapılırken, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK.nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda, aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi gereğince ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.