Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/756 E. 2013/3359 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/756
Karar No
2013/3359
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan sanık ... hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık ...'in eylemine uyan 142/1-b, 143, 35; 116/2-4, 119/1-c, 35; 151, 31/3. (5377 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik öncesi), maddeleri ile uygulama yapıldığında 765 sayılı sayılı Yasa hükümlerinin sonuçta sanık lehine olduğundan; sanık ...'nun eylemine uyan 142/1-b, 143, 35; 116/2-4, 119/1-c, 35, 151. maddeleri ile uygulama yapıldığında da (işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zara verme suçlarından hüküm kurulmayıp, hırsızlık suçundan verilen ceza miktarı olarak) 5237 sayılı Yasa hükümleri sonuçta sanık lehine bulunduğundan, belirtilen hususların karar yerinde değerlendirilmemesi; Sanıkların, ... ismindeki suç arkadaşları ile gece vakti yakınanın işyerinin muhkem nitelikteki giriş kapısının kilidini kırıp, içeri girmek istedikleri esnada farkedilmeleriyle olay yerinden kaçmaları şeklinde gerçekleşen olayda; eylemlerinin 765 sayılı TCK'nın 493/1.son maddesinde düzenlenen suçu oluşturmasına karşın, lehe yasa değerlendirmesinde 5237 sayılı TCK uyarınca karşılaştırmanın anılan Yasanın 142/1-b maddesi yerine 142/2-d maddesine göre yapılması, sonuca etkili olmadığından; 18.01.2004 günlü olay ve yakalama tutanağı içeriğine göre, sanıkların kolluk güçlerini farketmeleri üzerine kaçmaya başlamalarıyla başka bir ekibin olay yerine çağrılmasından sonra çevrede yapılan araştırmalar sonucu yakalandıklarının anlaşılması karşısında; araya kesinti girip suçun tamamlandığı gözetilmeden kalkışma hükümlerinin uygulanması; sanık ... için 5237 sayılı Yasa lehe kabul edilip uygulama yapılırken, hakkında anılan Yasa'nın 116/2-4, 119/1-c, 35. maddelerinde öngörülen işyeri dokunulmazlığını bozma suçuna kalkışma ve aynı Yasa'nın 151/1. maddesinde belirtilen mala zarar verme suçlarından da hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi; karşı temyiz olmadığından; bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanık ...'ya yönelik; TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 2-) 5271 sayılı CMK.nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; hüküm fıkrasından sanık ... Mutluya yönelik olarak 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile yargılama giderlerine ilişkin ''sanıklardan müteselsilen tahsiline'' cümlesinin çıkarılarak; TCK'nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” ve ''sanıklardan müteselsilen tahsiline'' cümlesinin yerine ise, “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderleri oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/756, K. 2013/3359, T. 27.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-756-e-2013-3359-k-2cc8c83a5c4c