Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/6376 E. 2013/1841 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/6376
- Karar No
- 2013/1841
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın suça konu eylemini gerçekleştirdiğine ilişkin tek delil olan Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2006 tarih, 2006/478-433 sayılı hükmünün UYAP’tan yapılan sorgulamasında kesinleşmiş olması ve sanığın kesinleşen bu eylemi ile suça konu eyleminin aynı yer, gün ve saatlerde ayrıca aynı yöntemle gerçekleştirilmiş olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede; Sanığın, eylemini yakınana ait iş yerinin kilit göbeğini kırıp içeri girerek gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/1 ve 151/1. maddeleri gereğince iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. Sanığın adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; “TCK’nın 53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılıp, yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” eleştiri dışında diğer yönleri, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.