Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/6192 E. 2013/3558 K.

Konu: Hırsızlık, Hırsızlık Malını Satın Almak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/6192
Karar No
2013/3558
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Hırsızlık Malını Satın Almak

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, hırsızlık malını satın almak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ...'in üzerine atılı hırsızlık malı satın almak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanık hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-b. maddesi uyarınca da aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Suça konu eylemin geceden sayılan zaman diliminde gerçekleştiğini gösteren kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilmeden 5237 sayılı TCK'nın 143.maddesinin de uygulanması sureti ile hüküm kurulması kanuna aykırı ise de; Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 141/1. maddesinde yer alan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda olan sanık hakkında aynı Yasanın 66/1-e, 66/2. maddelerinde belirtilen 5 Yıl 4 Aylık asli dava zamanaşımının, karar tarihi olan 26.02.2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/6192, K. 2013/3558, T. 28.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-6192-e-2013-3558-k-d0aeb5419074