Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/5996 E. 2013/1128 K.

Konu: Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığı İhlal

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/5996
Karar No
2013/1128
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığı İhlal

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığı ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Gerekçeli kararda 14.09.2006 olan suç tarihinin 08.06.2004 olarak gösterilmesi yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilerek yapılan incelemede: I- Sanık hakkında yakınana yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanığın adli sicil kaydına ve getirtilen mahkeme ilamlarına göre, önceki suçların içinde tekerrüre esas alınabilecek en ağır mahkumiyetin Bingöl Sulh Ceza Mahkemesi'nin 30.10.2003 gün ve 2003/297 esas, 2003/322 sayılı kararına konu yaralama suçundan hükmedilen 462.377.000 TL adli para cezası olduğu ve bu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, kararda bu mahkumiyetin yanısıra Bingöl Sulh Ceza Mahkemesi'nin 09.03.2004 gün ve 2003/60 esas, 2003/110 sayılı kararına konu yaralama suçundan hükmedilen 346.783.000 TL adli para cezasının da gösterilmesi suretiyle infazda duraksamaya neden olunması, 2. Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki tekerrür ile ilgili bölümden ''ve Bingöl Sulh Ceza Mahkemesinin 09.03.2004 tarih ve 2003/60 esas 2003/110 karar sayılı mahkumiyet kararının 01.04.2004 kesinleştikten sonra'' sözcüklerinin çıkartılmasına ve TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık hakkında yakınana yönelik işyeri dokunulmazlığını ihlal eylemi nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Karardan sonra yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 maddesi uyarınca uzlaşma koşulları değerlendirilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uygulanırken sanığın adli sicil kaydına ve getirtilen mahkeme ilamlarına göre, önceki suçların içinde tekerrüre esas alınabilecek en ağır mahkumiyetin gözetilmesi gerekirken, kararda diğer mahkumiyetlerin de gösterilmesi suretiyle infazda duraksamaya neden olunması, 3-Sanığın, TCK'nın 53/1. maddesindeki haklardan ceza süresince yoksun bırakılmasına karar verilmek suretiyle, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından söz konusu tedbirin 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıvermeye kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/5996, K. 2013/1128, T. 24.01.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-5996-e-2013-1128-k-74da2ec97cfa