Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/5896 E. 2013/5120 K. – Yağma

Konu: Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/5896
Karar No
2013/5120
Karar Tarihi
Konu
Yağma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...'un adli sicil kaydında yer alan mahkumiyet kararının kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir örneği denetime olanak verecek şekilde getirtilip sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmaması, 06.10.2006 tarihli yakalama tutanağının içeriğine göre 'kabaca yapılan üst aramalarında sanık ...'un üzerinden yakınanın belirtmiş olduğu 10 TL paranın çıkmış' olduğunun belirtildiği, yakınanın hazırlıkta '... paramı alan şahıs polisleri görünce, şaka yaptık diyerek almış olduğu parayı polislere verdi' dediği, olay tanığı ...'ın '... polislerin yanında bulunan şahısların yanına gittim ve olay yerinde belki yanlış anlama vardır diye ismini sonradan öğrendiğim ... isimli şahsa adamın 10 TL'sini aldıysanız geri verin, olayı kapatın dedim ve şahıs cebinden para çıkartarak bu şahsa verdi' şeklinde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında, somut olayda sanıkların suça konu eşya ve parayı etkin pişmanlık iradesi ile teslim etmedikleri ve bu nedenle TCK'nın 168/2. madde ve fıkrasının uygulama koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, anılan Yasa maddesi ile cezalarından indirim yapılması, karşı temyiz olmadığundan bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanının ve o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/5896, K. 2013/5120, T. 14.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-5896-e-2013-5120-k-c59bd1c03bce