Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/5196 E. 2013/2850 K.
Konu: Hırsızlığa Kalkışma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/5196
- Karar No
- 2013/2850
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlığa Kalkışma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlığa kalkışma HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin incelenmesinde,
17.10.2006 tarihli hükme karşı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 310.maddesinde öngörülen 30 günlük yasal süreden sonra 14.03.2007 tarihinde temyiz isteminde bulunan Üst Cumhuriyet Savcısının bu konudaki isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanık ... hakkında hırsızlığa kalkışma suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından dosya içeriğine göre her bir yakınana karşı sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2-son, 61, 522/son, 81/2-3 (ayrı ayrı) maddeleriyle, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d, 35/2, 53, 116/1, 119/1-c, 53. (ayrı ayrı) maddeleri uyarınca uygulama yapıldıktan sonra her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması kanuna aykırı ise de, sonuç cezanın açıkça bu yönünden sanık lehine olduğu anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında sanık ... hakkında; 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-Suçları birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine “müteselsilen” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
3- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile sanıklar savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi ile hükmün yargılama giderlerinin alınmasına ilişkin bölümünden “müteselsilen” kelimesinin çıkartılarak, yerine “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” tümcesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlığa kalkışma suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre her bir yakınana karşı sanıkların eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 493/2-son, 61, 522 (pek hafif), (ayrı ayrı) maddeleriyle, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d, 35/2, 53, 116/1, 119/1-c, 53 (ayrı ayrı) maddeleri kapsamında kaldığı dikkate alınarak her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile sanıklar savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.