Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/4609 E. 2012/695 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/4609
- Karar No
- 2012/695
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın olay günü gece sayılan bir saatte, yakınanın iş yerine geldikten sonra çekmecede bulunan cep telefonunu ve kasadaki 2 TL'yi aldıktan sonra,telefonunu geri vermesini isteyen yakınana “Telefonunu vermiyorum.” şeklinde bağırdığı,elini bir kaç kez beline götürerek silah varmış gibi bir izlenim yaratıp onu korkutarak malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kıldığının anlaşılması karşısında; eylemin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
3-Sanık ...'ın tekerrüre esas sabıkasının bulunmasına karşın 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi-tür ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 23.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.