Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/3912 E. 2013/4330 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/3912
Karar No
2013/4330
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle ertelenmesine yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Suç tarihinde güneşin saat 06.13’te doğduğu, hırsızlık eyleminin yakınanın anlatımına ve kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanak içeriklerine göre gece saat 02:00 civarında gerçekleştiği ve suçun anılan Yasanın 6/1-e maddesine göre gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Yasanın 143/1. maddesinin uygulanmaması, 2- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, yakınanın yol üzerine kapılarını kilitli olarak park ettiği, kapı ve camlarının orijinal olmadığı yönünde bir tespit veya iddia bulunmayan ve bu bağlamda yapım teknikleri itibari ile sağlam ve muhkem olduğu bilinen, hususi olarak kullandığı Opel Tigra marka aracının kapısını açmak için zorlarken yakınan tarafından farkedilmesi üzerine kaçan sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 61, 522. maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143, 35, 53, 151/1. maddeleri uyarınca, mala zarar verme suçu ile ilgili olarak uzlaşma koşulları da değerlendirilerek, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Uygulamaya göre de; Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/3912, K. 2013/4330, T. 07.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-3912-e-2013-4330-k-c52d48c9838e