Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/3862 E. 2013/1170 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/3862
- Karar No
- 2013/1170
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Uyap üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre sanığın hükümden sonra 13.03.2012 tarihinde öldüğünün anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamadeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi gereği sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, II-Sanık ..., ... ve ... hakkında kurulun hükümlerin incelenmesine gelince; Sanıklar hakkında zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Savcılığı tarafından mala zarar verme suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüştür. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Bankaya ait ATM cihazının bulunduğu kabininin kapısını zorlayarak açtıktan sonra içeri girip paranın bulunduğu çelik kısmını oksijen tüpleri ile delen sanıkların eyleminin, 5237 sayılı yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, 2-Sanıkların, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 3-Sanıklardan ...’nın adli sicil kaydına göre suç tarihinde sabıkasız olduğu gözetilmeden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi, 3-Sanıklar ... ve ... yönünden ise; a-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi, denetime olanak sağlaması bakımından da bu ilamın infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneğinin dosyaya getirtilmesi gerektiği gözetilmemesi, b-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108.maddesinin ( 4 ), ( 5 ) ve ( 6 ).fıkralarında ‘‘ Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir’’. Denilmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/7.maddesi gereğince ‘mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına’ karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbiri süresinin de belirlenmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 24.01.2013 günü oybirliği ile karar verildi.