Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/3160 E. 2012/4001 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/3160
- Karar No
- 2012/4001
- Karar Tarihi
Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 62/1, 151/1, 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 3 ay 10 gün hapis cezalan ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/4. maddesi gereğince 1 yıldan az olmamak koşulu ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesi gereğince sanığın hapis cezasına mahkûmiyet sonucu, anılan maddenin 1. fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair BAKIRKÖY 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2009 tarihli ve 2007/488 esas, 2009/582 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 30.12.2009 gün ve 2009/15279/74830 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2010 gün ve KYB/2010/6267 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 08.02.2010 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 58/7. maddesi gereğince "sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesinde, Sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki hakları koşullu salıverilmeye kadar kullanamayacağının hükümde gösterilmemesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Sanık hakkında Mahkemece verilen 16.7.2009 günlü hüküm sanık ...’ın yüzüne karşı tefhim edilmesine karşın, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı; ilkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği; anılan kararda kanun yolu için öngörülen 7 günlük sürenin ne zaman başlayacağına ilişkin açıklamanın yer almadığı, bu nedenle yapılan tefhimin kendisine bağlanan sonucu doğurmayacağı ve kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; Kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1-) Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.07.2009 tarih ve 2007/438 – 2009/592 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2-) Sanık ... ’a anılan kararın, yasa yolunun ne olduğunu, başvuru süresini, sürenin ne zaman başlayacağını, merciini, nereye ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE; 07.03.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.