Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/31338 E. 2013/19684 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/31338
Karar No
2013/19684
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağmaya kalkışma, görevli memura hakaret,görevli memuru tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ...'a karşı işlediği tehdit suçu nedeniyle verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCY.nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezaların tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanık ... savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'a karşı işledikleri yağmaya kalkışma suçu; sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı işlediği yağmaya kalkışma suçu nedeniyle verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ...,..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanık ... hakkında yakınanlar ... ile ...'a karşı işlediği görevli memura hakaret suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Sanık ... hakkında, 5237 sayılı Yasanın 51. maddesinin uygulanmamasına karar verilirken suç işlemeyeceği yönünde mahkemede olumlu kanaat bulunmadığının gerekçe gösterildiği, bu hususun 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulanabilmesi için subjektif şart olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının olanaklı olmadığı belirlenerek yapılan incelemede: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık ...’ın olay günü mağdur polis memurlarına hakaret ettiğinin kabul edilmesi karşısında; eyleminin mağdurlara karşı zincirleme olarak gerçekleştiği ve TCY’nın 43/2. maddesi ile cezasının artırılması gerekirken, mağdur sayısınca ayrı ayrı iki kez mahkumiyet kararı verilerek fazla ceza belirlenmesi, 2-Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/31338, K. 2013/19684, T. 21.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-31338-e-2013-19684-k-81b194e02fef