Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/30169 E. 2011/2741 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/30169
- Karar No
- 2011/2741
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Cinsel saldırı, Hürriyeti tahdit HÜKÜM : Kısmen beraat, Kısmen mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm yağma suçu yönünden sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; I- Sanık ... hakkında hürriyeti tahdit suçundan kurulan mahkumiyet, sanıklar ... ye ... hakkında ise hürriyeti tahdit, cinsel saldırı suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde, Sanık ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 109/3-b maddesiyle uygulama yapılmaması, anılan maddenin (a) bendinin uygulanması ve anılan maddedeki artırım oranı dikkate alındığında sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... ve savunmanı ile sanıklar ..., ... savunmanları ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında yağma, cinsel saldırı suçlarından, sanıklar ..., ... hakkında ise yağma suçundan kurulan mahkumiyet, hükümlerinin incelenmesine gelince; Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... yönünden yağma suçu için duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ...'nun cinsel saldırı suçu için yakınanın olay nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 102/5. maddesi uyarınca ruhsal sağlığının bozulup bozulmadığı yönünde raporunun aldırılmaması, 2- Yakınanın 15.10.2008 tarihli oturumda yağmalanan eşyalardan cep telefonunun sanık ...'nun yakınanı tarafından iade edildiğini belirtmesi kısmi iadeye rızası olup olmadığı sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, 3- Yağma suçunun bina ve konut niteliğindeki bağ evinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, 4- Sanıklar ... ve ...'ün yağma eylemine doğrudan katıldıkları gözetilmeden koşulları oluşmadığı halde haklarında 5237 sayılı Yasanın 39/2.maddesiyle uygulama yapılması, 5- Sanık ...'ın yüklenen yağma suçunun alt sınırına göre zorunlu savunmanı hazır edilmeden hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Yasanın 150/3. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile sanıklar ... ve ... savunmanları, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçelerinde, sanık ... savunmanı Av. ...'in duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ...'nun yağma suçu yönüyle duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 3 ve 4 nolu bozma nedenleri için 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine ilişkin oybirliğiyle alınan karar 16.03.2011 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'un katıldığı oturumda, sanık ve savunmanının yokluğunda açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.