Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/29286 E. 2013/17570 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/29286
- Karar No
- 2013/17570
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın 01.09.1982 olan doğum tarihinin tam olarak iddianame ve gerekçeli karar başlığına nüfus kaydına uygun olarak yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı eksiklik kabul edilmiştir. Sanık ... ile temyize gelmeyen diğer sanık ...'in önceden fikir ve eylem birliği içinde geceleyin mağdurun iş yerine hırsızlık yapmak için girdiklerinin anlaşılması karşısında; lehe Yasanın belirlenebilmesi amacıyla yapılan karşılaştırma ve uygulama sırasında eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerine uyan birden fazla kişi ile konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu bu suçların şikayet ve uzlaşmaya tabi olmadığı gözetilmeden, yazılı biçimde değerlendirme yapılması kanuna aykırı ise de, karşı temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın hırsızladığı içkilerin 91 adedinin, sanığın rızası olmaksızın, haklarında suç eşyasını bilerek kabul etmek suçundan dava açılıp beraat kararı verilen ..., ...'den ele geçtiği, ancak 71 adet içkinin diğer sanık ...'in sakladığı yerleri yer gösterme tutanağı ile soruşturma aşamasında, kolluk kuvvetlerine göstermesi sonucu rızayi iade ile ele geçtiği, kalan zararın ise müştekinin 25.10.2007 tarihli duruşmadaki beyanına göre, sanıklar tarafından karşılandığının belirtilmesi karşısında, somut olayda mağdurun zararının sanık tarafından kısmi karşılanmış olması nedeniyle, mağdurun soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iadeye onay verip vermediği araştırıldıktan sonra mağdurun rızasının varlığı halinde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4 maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin (a),(b),(c),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.