Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/2862 E. 2013/855 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/2862
- Karar No
- 2013/855
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Hırsızlık suçunun gece sayılan zaman diliminde işlendiğine ilişkin kanıtlar karar yerinde açıklanıp tartışılmadan 5237 sayılı TCY'nın 143/1. maddesiyle uygulama yapılması, 2-5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerin farklı olduğu; yakınana ait işyerinin bilirkişi raporuna göre sağlam ve muhkem duvarını delerek içeriden hırsızlık yapan hükümlünün eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/2 ve şikayeti devam eden yakınana karşı ayrıca 151/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek; mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozmak suçları için 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerine göre "uzlaşma" müessesesi de değerlendirilerek her iki yasanın ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması suretiyle lehe Yasanın saptanması gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması ve bu işlemlerin tamamının duruşma açılarak yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 14/01/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.