Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/26796 E. 2013/23964 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/26796
Karar No
2013/23964
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar verme, Konut ve işyeri dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde: Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 31/3. maddelerinde tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırlarına göre aynı Yasanın 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının, hüküm tarihi olan 22.02.2008 tarihinden inceleme tarihine göre geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK' nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE; II-Sanık hakkında yakınan ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Sanık ve suç ortaklarının 20.10.2007 günü gece yarısı yakınan ...'in ikameti önünde park halinde bulunan kapıları açık kamyonetinin tavanındaki kilitsiz torpido gözünden haksız olarak elde ettikleri kontak anahtarıyla 1999 model ... aracının kapılarını açıp çalıştırarak çaldıkları ve bu aracı 21.10.2007 günü gece saat 03:00 sularında yakınan ... ait bakkal dükkanındaki hırsızlık eylemlerinde kullandıktan sonra, başka bir ilçe sınırları içersinde bırakıp kaçtıkları, aracın 22.10.2010 günü saat 21:00 sıralarında terk edilmiş halde bulunduğunda, torpido gözüne, sol arka kapısına, ön amörtisörlerine, motor kapağı, karteline ve bagaj kısmına zarar verilmiş olduğunun tespit edildiği olayda; hırsızlık nedeniyle yakınanın aracında oluşan zararları karşılamadığı gerekçesine dayanılarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, sanığın cezasının TCK'nın 51. maddesine göre ertelenmesine karar verilirken ise zarar giderilmediği kavramı dışında “sanığın sabıkasız oluşu ile yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık nedeniyle tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaate ulaşıldığı” gerekçesine dayanıldığı hususu dikkate alındığında, bu yönden bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Ertelenen hükümlerde denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükmün TCK 51/3. maddesi gereğince denetim süresi belirlenmesine ilişkin bölümdeki “1 YIL” ibaresinin “1 YIL 8 AY 16 GÜN” olarak değiştirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; II-Sanık hakkında yakınanlar ..., ..., ... ve ...'e yönelik konut ve işyeri dokunulmazlığını ihlal ile hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde: 1-Sanığın her bir yakınana yönelik eylemi nedeniyle ayrı ve bağımsız biçimde değerlendirme yapılarak uygulama maddeleri ayrı ayrı gösterilip denetime olanak sağlayacak biçimde ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, toplu uygulama yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232. maddesine aykırı davranılması, 2-Ertelenen hükümlerde 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi, 3-Kabule göre de, konut ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının sanık ve iki suç ortağı tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki bozma istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, eleştiri dışında diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/26796, K. 2013/23964, T. 26.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-26796-e-2013-23964-k-d4fc9bd13176