Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/26286 E. 2013/5086 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/26286
- Karar No
- 2013/5086
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Duruşma açılarak yapılan uyarlama yargısında, hükümlüye meşruhatlı davetiye çıkartılıp, uyarlama yargısından haberdar edilmesi ve duruşmaya çağrılması gerekirken; “maddi olayın daha önce kesin hükümle açıklığa kavuşturulmuş olması ve bu nedenle hükümlünün dinlenmesine yer olmadığına” biçiminde bir gerekçe gösterilip, yargılamaya devam edilerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Saati belirlenemeyen bir zamanda, mağdurun park halinde duran otomobilinin sağlam ve muhkem vasıftaki camını kırmak suretiyle, içerisindeki hafif değerde olan teybi çalan ve başka suçtan yakalanınca sattığı kişiyi söyleyerek soruşturma aşamasında iadeyi sağlayan hükümlünün eyleminin, mağdurun kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçmiş olması nedeniyle, sadece 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 168/1 ve 53. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu; suç tarihi itibariyle ve şikayet yokluğu nedeniyle ayrıca anılan Yasanın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar vermek suçunu oluşturmadığı gözetilmeden, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenmesi için yapılan karşılaştırmada, bu suç yönünden de değerlendirme yapılması suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
3- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 523/1, 81/2-3. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 168/1 ve 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, hükümlü lehine olan yasanın yerinde yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'in temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.12.1996 tarihli ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.