Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/20818 E. 2013/3778 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/20818
- Karar No
- 2013/3778
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1-son, 522/1 (pek aşırı değer) maddelerinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu; gece vakti, hayvan barınağının tel örgüsünü kesip, kapı demirlerini kırmak suretiyle içeri giren ve 16 adet büyükbaş hayvanı çalan sanıkların eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-g, 143/1, 53. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, hayvanların sahibi şirket yetkilisinin vaki şikayeti nedeniyle, aynı Yasanın 151/1 ve 53. maddelerine uyan ve 5271 sayılı CMK'nın 253, 254 ve 255. maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükmüne tabi olan mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu dikkate alınarak, bu konuda bir değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince, cezaların alt ve üst sınırları itibariyle 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olduğu anlaşıldığından ve bu konuda karşı temyiz de bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak, sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a),(b),(c),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53.maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak, sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a),(b),(c),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar; anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
1- Sanığın soruşturma aşamasında kolluk görevlileri tarafından alınan ifadesinde, Bolvadin ilçesi'ndeki suça konu hayvanların çalınması eylemi ile ilgili bir anlatımının bulunmadığı, kendisine bu suçlamayla ilgili soru da sorulmadığı, kovuşturma aşamasında suçlamayı kabul etmediği, suçun işlendiği 2003 yılının Ağustos ayında Mardin'in Derik ilçesi'nde TEDAŞ isimli kurumda çalıştığını savunduğu, mahkemenin sübut için kesin kanıt olarak hükme esas aldığı, telefon baz istasyonu kayıtları doğrultusunda hazırlanan suç tarihi ve suç yeri tespitleri ile diğer sanıklar tarafından yapılan görüşme kayıtlarında, adı geçen sanığın isminin yer almadığı, diğer sanıkların anlatımlarında da temyiz davasına konu suçla ilgili sübuta yeterli bir bilginin bulunmadığı, olaydan 25 gün sonra Ankara ili Yukarıyurtçu köyü'nde işlenen hırsızlık suçundan dolayı diğer sanıklarla birlikte yakalanmış olmasının, temyiz davasına konu suçun sübutu yönünden tek başına mahkumiyete yeterli kanıt oluşturmadığı da dikkate alındığında; öncelikle sanığın, suçun işlendiği
07.08.2003 tarihine ilişkin cep telefonu görüşme ve sinyal kayıtlarının ve mevcut ise Derik ilçesi'nde bulunan TEDAŞ kurumuna ait sanık hakkında düzenlenmiş çalışma ve görev kayıt bilgilerinin yöntemince ilgili kurumlardan araştırılarak, sanığın suç tarihinde Bolvadin ilçesi'nde bulunup bulunmadığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi ve sonucuna göre hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1-son, 522/1 (pek aşırı değer) maddelerinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu; gece vakti, hayvan barınağının tel örgüsünü kesip, kapı demirlerini kırmak suretiyle içeri giren ve 16 adet büyükbaş hayvanı diğer sanıklarla birlikte çaldığı kabul edilen sanığın eyleminin; 5237 sayılı TCK'nın 142/2-g, 143/1, 53. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, hayvanların sahibi şirket yetkilisinin vaki şikayeti nedeniyle, aynı Yasanın 151/1 ve 53. maddelerine uyan ve 5271 sayılı CMK'nın 253, 254 ve 255. maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükmüne tabi olan mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu düşünülüp bu konuda da bir değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi;
3- Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a),(b),(c),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.