Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/3878 E. 2013/5850 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2012/3878
Karar No
2013/5850
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2012 tarihli tebliğname ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Hükümlü hakkında yakınan ...’e yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle hüküm kurulurken, lehe yasa karşılaştırması yapılıp 14.07.2004 günlü 765 sayılı Yasa dönemine ilişkin ilk karar hükümlü yararına görülerek uygulama yapılıp, anılan kararın aynen infazına karar verilmesi nedeniyle, ilk hükümde uygulanan 765 sayılı Yasanın 62.maddesiyle sehven uygulama yapılmaması, sonuç cezanın doğru tayin edilmesi karşısında, mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Yakınan ...’a yönelik hırsızlık suçu için, hükümlünün, TCK’nın 53.maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlü hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;

2-Yakınan ...’a yönelik hırsızlık suçu için, 5237 sayılı TCY’nın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 6. ve 7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

3-5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olup varlıklarını ayrı ayrı koruduğu, ayrıca 5237 sayılı Yasa ile 765 sayılı Yasanın kendi içlerinde farklı infaz rejimlerine tabi olduğu da gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine, toplama kararı verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasının 53, 58. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümler ile, cezaların toplanmasına dair kısmın çıkarılarak, 53.maddeyle ilgili olarak yerine “Hükümlünün, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlü hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/3878, K. 2013/5850, T. 21.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2012-3878-e-2013-5850-k-94cbd1d902c9