Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/21665 E. 2013/15124 K. – Yağma

Konu: Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/21665
Karar No
2013/15124
Karar Tarihi
Konu
Yağma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Katılan ...'ın olay günü saat 22:50'de kolluk tarafından alınan ifadesinde sanığın suç tarihinden önce üç aylık süre içerisinde 14-15 kez işyerine gelip “Bana para vereceksin, bende gideceğim bir daha gelmeyeceğim, yoksa işyerinin camlarını kırarım” diyerek tehditle bir nevi haraca bağlayan yapılanma içinde toplam 330.-YTL para aldığını, en son olay günü aynı kast altında dışa yansayan davranışlarını ve hareketlerini devamla sürdürerek saat 20.00 sıralarında 15 YTL'yi aldıktan 2,5 saat sonra bu sefer yeniden hareketlerini tekrarlayıp baskı kurup, işyerinin bulunduğu pasajın camını kırıp, eline geçirdiği kırık cam parçasını göstererek tehdit edip 10 YTL para isteyip alması eylemlerinde, sanığın kısa zaman aralığında adı geçen katılandan süreklilik oluşturacak şekilde yenilenen ve özgülenen kastlarla yağma eylemlerini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; bu durum 5237 sayılı TCK'nun 150. maddesi kapsamında değerlendirilemiyeceğinden, tebliğnamede bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir. Sanığın adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamış; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına”, cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/21665, K. 2013/15124, T. 26.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-21665-e-2013-15124-k-66f1d5f5d54f