Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/19276 E. 2013/10505 K.

Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/19276
Karar No
2013/10505
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanığın, suç arkadaşı ... ile birlikte katılanların konutundan hırsızlık yapmaları biçiminde gerçekleşen eylemde; hırsızlık suçunun yanısıra 5237 sayılı TCK'nın 116/1, 119/1-c maddelerinde öngörülen konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşmanın uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla; tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.

Sanığın, kolluk güçlerince takip edilip izini kaybettirmek suretiyle araya kesinti girdikten sonra ihbar üzerine saklandığı yerden kaçmaya çalışırken yakalanması ve katılan ...'e ait suça konu telefonun ele geçirilememesi karşısında; suçun tamamlandığı gözetilmeden kalkışma hükümlerinin uygulanması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; ./.

-2-

2-5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiği düşünülmeden, ''müteselsilen'' alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile yargılama giderlerine ilişkin ''müteselsilen'' sözcüğü çıkarılarak TCK'nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” ve ''müteselsilen'' sözcüğünün yerine de “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderleri oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

...

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/19276, K. 2013/10505, T. 08.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-19276-e-2013-10505-k-5499506fcc22