Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/18540 E. 2013/11944 K.
Konu: Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/18540
- Karar No
- 2013/11944
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Sanık hakkında mala zarar verme suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüş; Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Suçların 5237 sayılı Yasanın 6/1-e maddesine göre gece sayılan zaman diliminde ve birden fazla kişi ile birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nun 116/4. maddesi gereği ceza artırımı yapılmasına karşın, hırsızlık suçundan aynı yasanın 143/1. maddesinin uygulanmaması suretiyle kararın içerisinde de çelişki yaratılması ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. ./.. -2- Ancak; TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında o yer Cumhuriyet Savcısı'nın işyeri dokunulmazlığını bozma ve hırsızlık suçlarından kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelemesinde; Sanık ...'ın aşamalarda değişmeyen ifadelerinde; sanık ... ile arkadaş olduklarını, olay günü yakınanın işyerinden birlikte hırsızlık eylemini gerçekleştirirken yakınanın olay yerine gelmesi nedeni ile kaçtıklarını ifade ettiği, yakınan ... kollukta 10.02.2006 günü alınan ifadesinde “ işyerinde kaçan şahsın 1.65 cm boyunda normal kilolu ve bıyıksız” olduğunu, yüzünü tam olarak göremediğini ancak yüz yüze getirilip karşılaştırıldığında tanıyabileceğini, 12.06.2006 günlü ifadesinde ise, huzurdaki sanık ...'ı dükkandan çıkarken gördüğünü, diğer kişinin ise 3-4 metre ilerisinden gördüğünü ve birlikte kaçtıklarını ifade ettiği; sanık ... ... aşamalarda değişmeyen ifadelerinde diğer sanık ...'ı tanıdığını, birlikte üzerine atılı suçu işlemediğini savunduğunun anlaşılması karşısında; sanık ... ve ... ...'nın aşamalardaki ifadelerinde aralarında husumet bulunduğuna ilişkin bir beyanlarınında bulunmadığı gözetilip, sanık ... ... ile anılan yakınanın duruşmada hazır edilerek usulüne uygun şekilde yüzleştirme yaptırılıp sonucuna göre tüm kanıtlar yeniden birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, ./.. -3- Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...