Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/18340 E. 2013/16298 K.
Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/18340
- Karar No
- 2013/16298
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Adli sicil kayıtlarına göre silinme koşulları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan sanıklar hakkında mala zarar verme suçu yönünden, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Yakınanın 17.01.2005 tarihli kolluk ifadesinde, “dolu olması gereken kamyonunun mazot deposunun tamamen boş olduğunu, kamyonunun deposunun 350 litre mazot aldığını, 350 litre mazot ile zarar verilen depodan başka zarar ve ziyanı olmadığını” belirttiği, yine 18.09.2006 tarihli mahkeme ifadesinde “ertesi gün yola gideceği için depoyu yeni doldurduğunu, deponun tamamen boşalmış olduğunu, poliste verdiği ifadesini tekrar ettiğini” belirttiği, 17.01.2005 tarihli görgü ve tespit tutanağına göre de “deponun dışarıdan yapılan incelemede boş olduğunun” tespitine yer verildiği, buna göre sanıkların hırsızlık suçuna konu mazot miktarının 350 litre ve değerinin ise 612,50 lira olduğu, suça konu yakıtın değerinin suç tarihindeki ekonomik koşullara, paranın satın alma gücüne ve uygulamaya göre “hafif” olduğu, mahkemenin 525 lira değerinde 300 litre mazot çalındığına ilişkin hatalı kabulü dışında, hırsızlık konusu yakıtın “hafif” değerde kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki bozma istemli düşünce benimsenmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 2- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen tahsiline” karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ve “yargılama giderlerinin müteselsilen tahsiline” ilişkin bölümler çıkartılarak, yerlerine “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” tümcesinin eklenmesi ve “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.madde ve fıkraları gereği, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 10.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.