Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/18082 E. 2012/12981 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/18082
Karar No
2012/12981
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi (CMK. 250. maddesi İle Görevli) SUÇLAR : Yağma, Tehdit, Suç örgütü kurmak ve yönetmek, Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, Suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmak, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, İhaleye fesat karıştırmak, HÜKÜM : Kesmen Beraat, Kısmen Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Cezanın türü ve süresine göre, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanlarının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK.nun 318. (5271 sayılı CMK.nın 299) maddesi uyarınca REDDİNE, I- Sanık ... hakkında yakınanlar ... ... ve ... ...’a yönelik yağma; sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınanlar ... ..., ... ...’a yönelik yağma; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında suç örgütüne üye olmak suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde: Örgüt mensubu sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/9. maddesi uygulanmamış ise de, bunun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüş, Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, Ancak; 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsile karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanları, sanıklar ..., ... ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün yargılama giderlerinin alınmasına ilişkin bölümünden “müteselsilen” kelimesinin çıkartılarak, yerine “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” sözcüklerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında yakınanlar ... ve ... ...’e karşı tehdit; sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında ihaleye fesat karıştırmak suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde: Sanıklar ..., ... ve ...’nın iddianame okunmadan, okunmuşsa bu husus tutanağa geçirilmeden sorgusu yapılmak suretiyle 1412 sayılı CMUK.nun 236. (5271 sayılı CMK.nun 191) maddesine aykırı davranıldığı; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve ihalenin edimine hile karıştırma suçlarından da kamu davası açıldığı, 3628 sayılı Yasanın 18. maddesine göre hazine ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının bu suçun mağduru ve suçtan zarar göreni olduğu, bu sıfatlarının gereği olarak CMK.nun 234/b maddesi gereğince kovuşturma evresinde sahip oldukları davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmeleri için Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği Muhakemat Genel Müdürlüğü ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının iddianame gönderilerek duruşmadan haberdar edilmeleri gerektiğinin gözetilmediği anlaşılmış ise de; anılan suçların zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bu usulü hatalar bozma nedeni yapılmamıştır. Yakınanlar ... ve ... ...’e karşı yapıldığı iddia edilen eylem yönünden; yakınanların daha önceden ... ve ... isimli sanıklarla Rusya’dan kereste ihracı hususunda gayrı resmi olarak adi ortaklık kurdukları, ayrıca ...’nun Rusya’da başka bir Rus ortağı ile kereste imaline ilişkin fabrika kurduğu ve bu fabrikanın pazarlama işini verdiği vekaletnameye istinaden yakınan ... tarafından takip edildiği, 2001 yılında meydana gelen devalüasyondan sonra yakınanların ortaklığı sona erdirmek istedikleri, geçmişteki ortak işleri ve fabrikanın satışı gibi işlemler nedeniyle taraflar arasında ihtilaf çıktığı, bu ihtilafın halli için önce her iki tarafı tanıdığı belirtilen ...’ın aracı olduğu, ancak anlaştıramaması nedeniyle ve sanıklardan ...’nın Rusya’daki fabrikanın kuruluş parasını kendisinin verdiğini belirterek bu paranın ...’ten geri alınması için devreye girmesi nedeniyle bu defa muhasebecilerin huzurunda birkaç defa bir araya gelerek hesaplarda uzlaşmaya çalışıldığı, ...’ın ... ile arayı bulması için ...’u yakınanlara önerdiği ve kendileri ile tanıştırdığı, ...’nın da yakınanların gayri menkullerini daha önceden kredi temin edileceği vaadi ile sanık ...'a devretmiş olması nedeniyle bu şahsı araya koyduğu, ...’un önce işin çözümü için yakınan ...’ten para istediği ve bir kısmını aldığı, yapılan görüşmeler sonucunda yakınanların, sanık ...'ya 160.000 dolar borçlu olduğuna karar verildiği, yakınanların bu miktar parayı ödemeyi kabul ettikleri, sanıkların yakınanların ödemeyi taahhüt ettikleri ve aralarındaki bu hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yakınanlar üzerinde tehdit ve cebir uyguladıkları, mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğu, sonuç olarak eylemin 5237 sayılı Yasanın 150/1. maddesi delaleti ile 106/2-c-d; 765 sayılı TCK’nun 308/3. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, mahkemece lehe yasa değerlendirilmesinde 765 sayılı Yasa hükümleri değerlendirilmemiş ise de zamanaşımı bakımından anılan yasa hükümlerinin sanıklar lehine olduğu ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’ya yüklenen ve 765 sayılı Yasanın 308/3. maddesine uyan kendiliğinden hak alma; sanıklar ..., ..., ..., ..., ...’a yüklenen ve 6136 sayılı Yasanın 15/1, 13/son, 13/3, 13/3, 13/3. maddelerine uyan 6136 sayılı Yasaya aykırılık; sanık ...’ye yüklenen ve 4422 sayılı Yasanın 1/1. maddesi son cümlesine uyan suç örgütüne üye olmak; sanıklar ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ...’e yüklenen ve 765 sayılı TCK’nun 314/1. maddesine uyan suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek; sanıklar ..., ..., ..., ..., ...’na yüklenen ve anılan Yasanın 366/1. maddesine uyan ihaleye fesat karıştırmak suçlarının gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihleri ile inceleme tarihi arasında geçtiğinin anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... savunmanları, sanıklar ... ..., ... ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, III- Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ... ...’a karşı yağma; sanıklar ...,..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ... ...’a yönelik yağma; sanıklar ..., ... hakkında yakınan Mustafa Büyükdağ’a yönelik yağma; sanıklar ... ve ... hakkında suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanıklar ... ve ...’ın hükmü temyiz etmeyen ve aynı suçtan mahkum olan sanık ...’la birlikte yakınan ... ...’ı müteaddit kez tehdit ederek haraç istedikleri, olay sonrası yakınanın sanık ...’ı teşhis ettiği, sanık ...’un ise dolaylı ikrarının bulunduğu gözetilmeyerek, yağmaya kalkışma suçundan cezalandırılmaları yerine beraatlarına karar verilmesi, 2- Sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın, sanık ...’un talimatı ve yönlendirmesi ile otel işletmeciliği yapan yakınan ... ...’tan cezaevinde yatan arkadaşları için tehdit ile 5.000 mark para istedikleri, parayı alamayınca miktarı düşürüp tehditlerini sürdürdükleri, yakınanın aşamalardaki anlatımı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre sabit olduğu halde yağmaya kalkışma suçundan mahkumiyetleri yerine yazılı biçimde hüküm kurulması, 3- Yakınan Mustafa Büyükdağ’a karşı yağma suçunda ise; yüklenen suçun gerektirdiği cezaların alt ve üst sınırları bakımından kovuşturma aşamasında, iddia makamının esas hakkında görüşünü açıkladığı 14.12.2006 tarihli oturum ile hükmün tefhim edildiği son oturumda, sanık ...’ın savunmanı bulundurulmaksızın karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 150/3, 151/1, 188/1, 289/3-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, ayrıca 5271 sayılı CMK’nun 196/2. maddesine aykırı olarak sanık ...’ın istinabe yoluyla sorgusunun yapılması, 4- Sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek suçunda; 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, somut olayla ilgili 4422 sayılı Yasanın 1/1; 5237 sayılı TCY’nın 220/1. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanarak, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması; Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce kısmen bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, yakınan Mustafa Büyükdağ ile ilgili olayda diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28/06/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/18082, K. 2012/12981, T. 28.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-18082-e-2012-12981-k-7d7c7ed1175c