Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/17242 E. 2010/11183 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/17242
Karar No
2010/11183
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.12.2006 gün ve 2005/843 esas, 2006/915 sayılı kararında, hükmün T.C.Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 232/6 ve 291.maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak açıklanmadığı, sanığın yokluğunda verilen bu kararın tebliğinde de anılan Anayasa ve Yasa maddelerine uygun gerekli ihtaratların bulunmadığı ve bu nedenle sanığın savunmanı Avukat ... Karakaş'ın temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından; anılan Mahkeme'nin, “sanık savunmanının temyiz isteminin süresinde ileri sürülmediği gerekçesiyle,temyiz isteminin reddine” ilişkin 28.05.2007 gün ve 2007/29 müteferrik sayılı kararı kaldırılarak yapılan incelemede:

Sanık ... savunmanı (vekili) Avukat ... ...un 20.11.2007 tarihli dilekçesinde, atılı suçun sanığın kardeşi ... ... tarafından işlendiği, adı geçen kişinin ...'ın kimlik bilgilerini içeren sahte olarak düzenlettirdiği nüfus cüzdanını kullandığı, bu kimlikle soruşturma aşamasında ve kovuşturmada kendini temsil ettiğirdiği, benzer bir suçtan dolayı İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/272 esas sayılı dosyasında da aynı şekilde davranarak yargılandığı, müvekkili ...'ın davalar sonuçlanıp hakkında yakalama emri çıkarılınca durumdan haberdar olduğu ve bu şekilde mağdur edildiğini” ileri sürerek yargılanmanın yenilenmesini ve infazın durdurulmasını talep etmiştir.

5271 sayılı CMK'nın 311/1.maddesi uyarınca, yargılamanın yenilenmesi istemi, kesinleşen bir hükümle sonuçlanan davalar için istenebilen olağanüstü kanun yolu olup, incelediğimiz dosyada Mahkeme'nin 21.12.2006 tarihli kararı kesinleşmediğinden, sanık savunmanının bu istemi, anılan hükme yönelik temyiz başvurusu olarak kabul edilmiştir. Sanık savunmanının 20.11.2007 tarihli dilekçesinde belitttiği hususların araştırılması için İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/272 esas sayılı dosyasındaki bilgi,belge ve ileri sürülen kanıtların onaylı suretlerinin getirtilmesi,sanık ... ile kardeşi olduğu ileri sürülen ... ...'ın yazı ve imza örnekleri ile adı geçen kişilerin bizzat kendilerinin ve fotoğraflarının karşılaştırılması, parmak izlerinin değerlendirilmesi, fail yakalandığında üzerinde ele geçirilen nüfus cüzdanının sahte olup olmadığının araştırılması, sanık ... ile kardeşi olduğu ileri sürülen ... ...'ın, dosya içerisindeki 13.04.2004 tarihli teşhis tutanağında teşhis eden olarak imzası bulunan ... İşeyarar'a birden fazla kişi arasında tekrar gösterilerek suçu işleyen kişinin yeniden teşhisinin yaptırılması ve suçun gerçek failinin belirlenmesi için gerekli tüm araştırmalar yapıldıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/17242, K. 2010/11183, T. 28.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-17242-e-2010-11183-k-12493ee2d6ed