Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/15552 E. 2013/9076 K.
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozmak, Mala Zarar Vermek
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/15552
- Karar No
- 2013/9076
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozmak, Mala Zarar Vermek
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: 21/07/2004 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasanın 3/B maddesi ile değiştirilen 1412 sayılı CMUK.nun 305/1. maddesi uyarınca ikibin Yeni Türk Lirasına kadar olan mahkumiyet hükümleri kesin olup, hüküm tarihi, cezanın türü ve miktarı itibariyle hükmün temyizi olanaklı olmadığından sanık ... ...’ın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II-Sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde: Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanık ...’nın diğer sanıklarla ile birlikte yakınanın ikametinde hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında; hakkında 5237 sayılı TCK'nun 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 2-Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde “müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,hükümden 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım ile “yargılama giderinin müteselsilen tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerlerine “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” ve “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” karar verilmesi cümlelerinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanıklar ... , ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK’nun 493/1, 522, 55/3, 102/3, 104/2. maddelerine göre, hükümden önce 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 31/3, 116/1,119/1-c, 31/3, 151/1, 31/3, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 11.03.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 25.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.