Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/13864 E. 2011/436 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/13864
Karar No
2011/436
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, iftira HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları, o Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar Fatih ve Osman Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında iftira suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Adli sicil kaydına göre, Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/818 esas ve 2007/679 karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet savcısı ile sanık ...'ün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirme- diğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) 5237 sayılı Yasanın 61. maddesiyle cezanın belirlenmesinde, izlenmesi gereken yöntem açık ve denetime imkan tanıyacak bir biçimde ortaya konulmuştur. Buna göre somut olayda ilgili suç tanımında belirtilen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken cezanın belirlenmesine ilişkin madde hükmündeki ölçütler dikkate alınacaktır. Bu düzenleme ile soyut gerekçelerle cezanın alt ve üst sınırdan belirlenmesi şeklindeki yanlış uygulamanın önüne geçilmek istenmiştir. Bu açıklamalar ışığında bir suçtan dolayı TCK’nun 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurulacak ve somut gerekçeler de belirtilmek suretiyle kanundaki cezanın alt ve üst sınırı arasında takdir hakkı kullanılacaktır. Ayrıca temel ceza belirlenirken aynı Yasanın 3. maddesinin 1 inci fıkrasındaki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki hüküm de gözetilmek zorundadır. Hakimin temel cezayı belirlerken değindiği gerekçesi, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçları, işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksirine dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik ile dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yerinde ve yeterli olmalıdır. Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme hakime ait ise de, bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması ve bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanıkların sosyal durumu, geçmişi, topluma kazandırılması hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması da zorunludur. Sanıkların yakınana ait aracın plakasını almaları şeklinde gerçekleşen somut olayda, temel ceza belirlenirken, eksik ve yerinde olmayan gerekçe ile işlenen fiilin ağırlığıyla orantısız olacak şekilde en üst sınırdan ceza tayini, 2-) Olay ve yakalama tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanıkların gece 03.00 sıralarında, kuşku üzerine kolluk görevlilerince yapılan kontrol sonucu yakaladıkları ve yapılan araştırma sonucu suça konu plakanın yakınana ait araçtan söküldüğünün anlaşılması karşısında; eylemin tamamlandığı gözetilmeden kalkışma aşamasında kaldığının kabulü ile yazılı biçimde uygulama yapılması, 3-)Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... savunmanı ile sanıklar ... ve ...'ün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/13864, K. 2011/436, T. 25.01.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-13864-e-2011-436-k-a570ec98e840