Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/13052 E. 2013/8102 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/13052
Karar No
2013/8102
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, kimliği hakkında yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle talebinin reddedilmesine karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükümde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede, Sanığın, kendisini yakalamak isteyen yakınana bıçak çektiğinin anlaşılması karşısında, tehdit suçundan 5237 sayılı TCK’nın 106/2-a maddesi uyarınca, hakkında zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması olanaklı görülmüş, sanığın, ... ait kimlik bilgilerini kullandığının anlaşılması karşısında; nüfus kaydı getirtilip ... adında birisinin olup olmadığı araştırılarak, sonucuna göre eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1. maddesine uyan iftira suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılıp, yerlerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/13052, K. 2013/8102, T. 16.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-13052-e-2013-8102-k-9caf53441f39