Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/1180 E. 2013/5650 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/1180
Karar No
2013/5650
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜLER : ..., ..., ..., ... SUÇ : Yağma,6136 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : 1992/30 sayılı hükmün yağma suçlarıyla ilgili olarak iptali; 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a-c-h, 62, 53.maddeleri gereğince 12 şer yıl 6 şar ay hapis cezası; 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a-c-h, 62, 53, 63.maddeleri gereğince 12 şer yıl 6 şar ay hapis cezası; ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefetten kurulan hükmün aynen infazı Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Hükümlüler ... ve ...'e yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “Kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2008 günlü hükmünün, hükümlüler ... ve ...'e uyarlama yargılaması sırasında mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Av. ... tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, atanan bu savunmandan hükümlülerin haberdar olmadıkları, uyarlama kararının kendilerine tebliğ edilmesine rağmen adı geçen hükümlülerin savunmanın temyizine onay verdiklerine ya da kararı kendilerinin temyiz ettiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz etmedikleri, hükümlüler savunmanının temyize yetkisi olmadığı anlaşıldığından, bu konudaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, II-Hükümlü ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, III-Hükümlüler ... ve ... hakkında yakınanlar ... ve ...'e yönelik yağma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yakınan ...'a yönelik yağma suçunun gece vakti, birden fazla kişi ile birlikte, iş yerinde, silah kullanılarak işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 149.maddesinin 1. fıkrasının (a), (c) ve (h) bendlerinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Hükümlülerin yakınan ...'a yönelik yağma suçunu, yakınanı silah tehdidi ile yaklaşık 4-5 saat araç içerisinde ve aracın bagajında alıkoymak; yakınan ...'a yönelik yağma suçunu da, yakınanın ellerini bağlayıp bir odaya kilitlemek suretiyle işlemiş olduklarının anlaşılması karşısında; eylemlerinin yağma suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCY'nın 109/2, 3-a, b maddesine uyan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması, 3-Hükümlülerin yakınan ...'ın saatini, kimliklerini ve cebindeki paralarını aldıktan sonra, yakınanın yanından ayrılırken kol saati, kimlikleri ve paranın bir kısmını yakınana iade ettikleri, suça konu paranın geri kalanının ise iade edilmediği, bu durumun ise kısmi iadeyi oluşturduğunun anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre, hükümlüler hakkında yakınan ...'a yönelik yağma suçu nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 168.maddesiyle uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4-5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca, hükümlüler yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan onuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre; yakınan ...'a yönelik olarak hükümlülerin eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 497/2, 59.maddeleriyle 5237 sayılı Yasanın 149/1-a, c, h, 168/1-3 (yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre), 62, 53; 109/2, 3- a, b, 62, 53.maddeleri uyarınca; yakınan ...'a yönelik olarak hükümlülerin eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 497/2, 59.maddeleriyle 5237 sayılı Yasanın 149/1-a, c, d, h, 62, 53; 109/2, 3-a, b maddeleri uyarınca uygulama yapılıp her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine,18.3.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/1180, K. 2013/5650, T. 18.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-1180-e-2013-5650-k-9bb8dba061f0