Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/8632 E. 2012/21450 K. – Hırsızlık, Mala
Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Verme, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/8632
- Karar No
- 2012/21450
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Mala Zarar Verme, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Zorunlu müdafiliğe ilişkin CMK'nın 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 tarih 2008/9-7-56, 21.12.2010 tarih 2010/11-251-267 ve 20.03.2012 gün 2011/6-235-2012/110 Esas ve Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, "Kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda zorunlu savunman, sanığın lehine bazı işlemler yapmış, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından temyiz dilekçesi verilmesi hâlinde, isteminin kabul edilmesi gerektiğinin," belirtilmesi karşısında; Akyazı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.09.2007 tarihli hükmünün, anılan mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Avukat Cem Doğaç'ın yüzüne karşı verilip, adı geçen savunman tarafından süresinden sonra temyiz edildiği, 25.09.2007 tarihli karar ile temyizin reddine karar verildiği, bu hükmün sanık savunmanına tebliğ edildiği ancak temyiz edilmediği, atanan savunmandan sanığın haberdar olmadığı; Sanığın 05.11.2007 tarihli dilekçesi ile karara bağlanmış ve bağlanmamış bütün dosyaları ile ilgili yazışmaların cezaevine tebliğ edilmesini istediği; mahkemenin 2006/377-2007/452 sayılı kararının tebliği ile ilgili bilginin dosyada bulunmadığı, sanığın 26.11.2007 tarihli dilekçesi ile bu kararın infazının durdurulup temyiz yolunun açılmasını istediği, 28.11.2007 tarihli karar ile temyiz talebinin süresinden sonra yapılması nedeniyle hükmün infazının ertelenemeyeceği, infazın ertelenmesi yönündeki talebin reddine karar verildiği, bu kararın da tebliği ile ilgili bilginin dosyada bulunmadığı; sanığın 06.12.2007 tarihli dilekçesi ile 2006/377-2007/452 sayılı hükmü cezaevi aracılığı ile temyiz ettiği, 25.12.2007 tarihli karar ile "yasa yolu açık olmak üzere" açıklamasıyla temyizin reddine karar verildiği, kararın 09.01.2008'de tebliğ edildiği, sanığın 23.01.2008 tarihli dilekçesi ile dosyasının Yargıtay'a gönderilmesini istediğinin anlaşılması karşısında; sanığın atanan savunmadan haberdar olmaması ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve yönteminin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, 25.12.2007 tarihli temyizin reddine ilişkin kararda ise yasa yoluna başvurunun yöntemi ve sürenin başlangıcının CMK’nın 232/6. maddesine uygun olarak gösterilmediği anlaşıldığından, sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilerek ve temyiz isteminin reddine dair 25.12.2007 günlü ek karar kaldırılarak yapılan incelemede ; I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Sanığın, Çerkezköy Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.06.2006 infaz tarihli 2003/152-86 sayılı 4 aylık hapis cezası yerine; Düzce 1 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.08.2003 infaz tarihli 2003/56-110 sayılı 1 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin ilamının 5237 sayılı TCY'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür uygulamasına esas alınıp infazdan itibaren üç yılın geçtiğinin gözetilmeyerek aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına," cümlesinin; TCY'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin tekerrüre esas alınan ''Düzce 1 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2003/56-110 sayılı kararı ile sanığın 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın 26.08.2003 tarihinde infaz edildiği" cümlesinin çıkarılarak yerine "Çerkezköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/152-86 sayılı kararı ile sanığın 4 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın 06.06.2006 tarihinde infaz edildiği ''cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-İşyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; 28.09.2006 tarihli iddianameye göre sanık hakkında sadece hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı, İşyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından açılmış dava bulunmadığı halde, ek savunma ile yetinilerek, bu suçlardan da sanığın hükümlülüğüne karar verilerek, 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.