Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/7104 E. 2010/10441 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/7104
- Karar No
- 2010/10441
- Karar Tarihi
Gasp suçundan sanık Yasar Yıldız'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 497/2, 59/2 (2'şer kez), 77/1-2, 74. maddeleri gereğince 32 yıl 16 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ISPARTA Ağır Ceza Mahkemesinin 30/09/2003 tarihli ve 2002/86 esas, 2003/170 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerin uygulanması talebi üzerine, sanığın gasp ve nası ızrar suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a-c-h, 150/2, 62, (2'ser kez), 151/1, 31/1, 62. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay, 8 yıl 4 ay, 1 yıl 8 ay hapis, mütecaviz sarhoşluk suçundan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 35. maddesi gereğince 50 yeni Türk lirası idarî para cezaları ile cezalandırılmasına dair aynı Mahkemenin 06/06/2005 tarihli ve 2002/86 (2005/27) esas, 2003/170 (2005/41) sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 12.02.2009 gün ve 6860 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2009 gün ve KYB/2009/045067 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27.03.2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Isparta Ağır Ceza Mahkemesinin 06/06/2005 tarihli ek kararını müteakip verdiği 23/10/2008 tarihli ikinci ek kararın hukuken yok hükmünde bulunduğu düşünülerek yapılan incelemede; 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinden karar verilmesinde, 2- 5237 sayılı Tük Ceza Kanunu'nun 150/2. maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramı ile, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerlik bulunmadığı, "değer azlığının" 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma hâlinde, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi gereğince indirim yapılmasında, 3- Sanık hakkında ilk hükümde mala zarar verme ve saldırgan sarhoşluk suçlarından mahkumiyet hükmü kurulmadığı halde, ek kararla bu suçlardan ceza verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2007 gün ve 2007/267-271 sayılı kararı ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 5237 sayılı TCY’nın 150/2. maddesinde düzenlenen “malın değerinin azlığı” kavramı, olayın özelliği, hükümlünün kişiliği ve mağdurun konumu da değerlendirilerek, hakim’e cezada indirim yapabilme konusunda takdir hakkı tanıyan yeni bir kurumdur. Hakim öncelikle belirtilen ölçütleri dikkate alarak, malın değerinin az olup olmadığını değerlendirecek, ikinci aşamada da, değer azlığı nedeniyle indirim yapıp yapmamayı taktir edecektir. Hakime tanınan bu yetki keyfi ve sınırsız değil ise de, bu yetkinin kullanılmasındaki takdir yanılgısının olağanüstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma konusu yapılması olanaklı değildir. Bu itibarla, takdir hakkına giren konularda kanun yararına bozma istenemeyeceğinden, bu yöndeki Kanun Yararına Bozma isteminin REDDİNE, Diğer yasa yararına bozma nedenlerine gelince; 1-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, ... cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılıp yargılamaya devam edilmesi yerine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-) Mala zarar verme suçundan hükümlü hakkında herhangi bir dava açılmamış ve 30.09.2003 tarihli ilk hükümde herhangi bir mahkumiyet hükmü kurulmamasına rağmen, 06.06.2005 tarihli Ek Kararda bu suçtan karar verilmesi, 3-) Saldırgan sarhoşluk suçundan iddianame ile dava açılmasına, ancak 30.09.2003 tarihli ilk hükümde herhangi bir mahkumiyet hükmü kurulmamasına rağmen, 06.06.2005 tarihli Ek Kararda bu suçtan karar verilmesi, Usul ve Yasaya aykırı olduğundan, Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile gasp suçundan hükümlü ... hakkında Isparta Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 06.06.2005 tarih ve 2002/86(2005/27) Esas ve 2003/170(2005/41) sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca Mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesine, 22.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.