Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/6756 E. 2012/16520 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/6756
- Karar No
- 2012/16520
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Hükümlü ... hakkında yapılan temyiz incelemesinde ; Hükümlü ... hakkında kurulan Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28.08.2003 gün ve 2003/524 Esas, 2003/566 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı üzere, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ... 'a ilişkin ilk hükmün, sanık ... tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 10.Ceza dairesinin 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe olan Yasanın belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...’ın resen tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince ; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, hırsızlık suçunun kısa aralıklarla birkaç gün üstüste yakınanın çevresi açık olan şantiyesine girilip, burada bulunan konteynır şeklindeki demir karavanın sağlam ve muhkem asma kilidinin kırılarak işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 80, 522 (fahiş), 81/2, 3 maddeleriyle; 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 43, 53, 151/1, 53. maddeleri uyarınca şikayetin devam ediyor olması karşısında, mala zarar verme suçuyla ilgili olarak uzlaşma koşulları da değerlendirilerek uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, 2)Uygulamaya göre de; 765 sayılı TCK’nın 81/2-3. madde ve fıkraları gereğince, tekerrüre esas alınan hükümlülüğün 480 YTL den ibaret olup, arttırımın beher gün karşılığı olarak 100 YTL hesabıyla 4 gün yapılması gerektiğinin anlaşılması karşısında; anılan Yasa maddesi ile 4 gün yerine 24 gün artırım yapılması suretiyle fazla cezaya hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sanık hakkında ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 04.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.