Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/6058 E. 2012/8646 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/6058
Karar No
2012/8646
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın ve yakalanamayan diğer iki failin, yakınana ait işyerinin keşfe ve bilirkişi beyanına göre sağlam ve muhkem kapı kilidini aletle zorlayıp kırarak açtığının belirlenmesi ve bu işlem sırasında anahtar ya da başka bir aleti anahtar gibi kullandıklarına ilişkin kanıt bulunmadığının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun 5237 sayılı TCK’nın 142.maddesinin (1-b). fıkra ve bendine uyduğu gözetilmeden, aynı yasa maddesinin (2-d). fıkra ve bendi ile uygulama yapılması, 2- Olay tarihinde güneşin saat 06.01'de doğduğu, yakınanın “suçun saat 19.30 ile ertesi günü saat 09.00 arasında işlenmiş olduğunu” belirttiği, sanığın ise yer gösterme tutanağı düzenlenirken “suçu saat 06.00 sıralarında işlediklerini” söylediği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e. maddesi ışığında, suçun gece zaman diliminde işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan anılan Yasanın 143/1. maddesi ile cezada arttırma yapılması, 3- Sanığın diğer iki suç arkadaşı ile birlikte el ve işbirliğiyle hareket etmek suretiyle suça katıldığı anlaşılıp kabul edildiğine göre, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yerine aynı Yasanın 39/2-c. maddesi ile uygulama yapılması, 4- 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1-son. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, olay günü sanığın yakınana ait işyerinin önünde gözcülük yaparken diğer iki failin kilidi kırmak suretiyle açtıkları kapıdan içeri girmek suretiyle hırsızlık yaptıkları ve bu şekilde işlenen eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 37/1, 142/1-b ve 143/1. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 37/1, 116/2-4 ve 119/1-c. maddesine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak ve 37/1, 151/1. maddelerine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve işyeri dokunulmazlığını bozmak suçu ile mala zarar verme suçu için “uzlaşma” koşulları da değerlendirilip sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 5- Uygulamaya göre, 5237 sayılı TCK’nın 7/3 maddesi gereğince, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58/6-7.maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 27.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/6058, K. 2012/8646, T. 27.04.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-6058-e-2012-8646-k-217642f5abd9