Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/4899 E. 2010/4714 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/4899
Karar No
2010/4714
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, Mala Zarar Verme, Yalan Beyan, konut dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Kısmen ceza verilmesine yer olmadığına, kısmen mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: A- Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçu nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre Yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, B- Sanık hakkında yağma, mala zarar verme ve resmi belge düzenlenmesinde yalan beyan suçları nedeniyle kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın evden aldığı eşyalar üzerinde olduğu halde, kendini yakalayan yakınana tornavida ile saldırdığı, ancak yakınan tarafından etkisiz hale getirilerek kolluk görevlilerine teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; yağma suçunun tamamlandığı gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesi, 2- Yakalandığında kendisini ... olarak tanıtan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCY’nın 268. maddesi aracılığıyla aynı Yasanın 267/1. maddesindeki iftira suçunu oluşturup oluşturmadığının belirlenebilmesi amacıyla, ismi söylenilen kişinin gerçek kişi olup olmadığının bildirilen kimliğe göre nüfus idaresinden kaydı getirtilerek tesbiti ile sanığın kendiliğinden mağdur hakkında kovuşturma başlamadan gerçek kimliğini de bildirmesi gözetilerek, sonucuna göre hukuki durumun saptanması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi, 3- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 günlü, 2007/10-71-98 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinde düzenlenmiş bulunan tekerrür, güvenlik tedbirlerine ilişkin bölümde yer almakta ise de, anılan düzenleme maddi ceza hukukuna ilişkindir. Hükümlülüğün yasal sonucu olmaması nedeniyle 5275 sayılı Yasanın 98 vd. maddeleri uyarınca infaz aşamasında bu konuda karar alınması mümkün değildir. Hangi mahkûmiyetin tekerrüre esas alındığı, tekerrür koşullarının bulunup bulunmadığı ve hükümlü hakkında kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı ve tekerrür nedeniyle hükümlünün ceza evinde kalacağı süreye eklenecek sürenin belirlenmesi için mahkûmiyet hükmünde açıkça hangi hüküm nedeniyle kişinin mükerrir sayıldığı ve hangi mahkûmiyetin tekerrüre esas alındığının belirtilmesi gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; hangi ilamın tekerrüre esas alındığı infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm fıkrasında gösterilmesi, denetime olanak sağlaması bakımından da bu ilamın infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi gerektiği gözetilmeden, birden fazla ilam gösterilerek infazda duraksamaya neden olacak şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 21/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/4899, K. 2010/4714, T. 21.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-4899-e-2010-4714-k-61f6ffc3cb0a