Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/4094 E. 2012/6397 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/4094
- Karar No
- 2012/6397
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Beyoğlu 7. Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Yakınanın aracının kırmızı ışıkda yavaşladığı sırada araca binen sanığın, yakınanın telefonunu alarak araçtan indiği, bunu fark eden yakınanın ise sanığın peşinden gidip yakaladığı ancak sanığın telefonu vermek için para istediği avukat olan yakınan için telefondaki numaraların önemli olması sebebi ile yakınanın bunu kabul edip sanığa 20 TL’lik banknotlar halinde 200 TL para vererek telefonunu geri aldığı ve daha sonra polise müracaat etmesinin ardından polis ile beraber olay yerinin civarında sanığı aradıkları, sanığı görüp tanıması üzerine polise gösterdiği ve sanığın bu şekilde yakalandığı, paraların ise temin edilen bayan memur tarafından yapılan arama sonucu yakınanın belirttiği şekilde sanığın üzerinde bulunduğunun anlaşılması karşısında suçun tamamlandığı düşünülmeden kalkışma hükümlerinin uygulanarak eksik ceza verilmesi ve koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılması karşı,temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.