Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/29728 E. 2012/15809 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/29728
Karar No
2012/15809
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, sahtecilik, uyuşturucu madde kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın suç ortakları ile yakınana ait marketin sağlam kapı kilidini kırıp içeriye girdikleri ve hırsızlık yaparken devriye gezen jandarma ekiplerince suçüstü yakalandıklarının anlaşılması karşısında;eylemlerinin hırsızlığın yanında, birden fazla kişiyle geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturacağından, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık hakkında sahtecilik ve uyuşturucu madde kullanmak suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; 1-Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 350/1. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 09.07.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, 2-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 404/2. ve TCK’nın 102/4,104/2. maddeleriyle, 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 191/1-2, 66/1-e, 67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 09.07.2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/29728, K. 2012/15809, T. 25.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-29728-e-2012-15809-k-bb454daccfe0