Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/2920 E. 2010/132 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/2920
Karar No
2010/132
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.1.2009 kenar yazısı, 11.01.2007 ve 12.02.2008 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Nitelikli yağma suçunun 5237 sayılı TCY’nın 149/1-(a)-(c)-(h) maddesine uyan biçimde, silahla, birden fazla kişiyle ve geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında; aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bu durumun değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine dayanışmalı olarak tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, 2-Hapis cezasıyla hükümlülüğünün yasal sonucu olarak sanığın, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan 5237 sayılı TCY.nın 53/3. maddesi uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. mAddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, yargılama giderine ilişkin hüküm fıkrasından “giderinin sanıklardan müteselsilen” sözleri çıkarılarak yerine “giderinden harcanmasına neden oldukları tutarın sanıklardan ayrı ayrı” sözlerinin yazılması, sanık hakkında 5237 sayılı TCY.nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasının sonuna “aynı Yasanın 53/3. maddesi uyarınca sanığın, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinden ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına,” tümcesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı TCY.nın 149/1. maddesinde öngörülen cezanın alt sınırına göre 5271 sayılı CMK’nun 149/3, 150/3, 156 ve 188/1. maddeleri uyarınca hükmün açıklandığı oturumda sanıklar ... ve ... için zorunlu olarak atanan savunman, hazır bulundurulmadan yada aynı Yasanın 151. maddesi uyarınca yeni bir savunman görevlendirilmeden adı geçen sanıkların nitelikli yağma suçundan hükümlülüklerine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2- Nitelikli yağma suçunun 5237 sayılı TCY’nın 149/1-(a)-(c)-(h) maddesine uyan biçimde, silahla, birden fazla kişiyle ve geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında kurulan hüküm bakımından aynı Yasanın 61. maddesi gözetilerek, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden alt sınırdan ceza belirlenmesi, 3- 5237 sayılı TCY’nın 31/3. maddesini değiştiren 5377 sayılı Yasanın 5. maddesinin 8.7.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında, nüfus kaydına göre “15.10.1987” doğumlu olup, nitelikli yağma suçunun işlendiği “12.4.2004” gününde 15- 18 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan sanık ... hakkında hükmolunan cezadan yaş küçüklüğü nedeniyle anılan değişiklikten önce yürürlükte olan 5237 sayılı TCY’nın 31/3. maddesi uyarınca “1/2” oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden “1/3” oranında indirim yapılarak fazla cezaya hükmolunması, 4- Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan sanık ...’ın 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinde öngörülen haklardan yoksun bırakılmasın karar verilmesi suretiyle aynı maddenin “4.” fıkrasına aykırı davranılması, 5- Kabul ve uygulamaya göre de; Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCY’nın 62. maddesinin uygulanması sırasında, özgürlüğü bağlayıcı cezanın “5 yıl 6 ay 20 gün” yerine “5 yıl 6 ay” biçiminde belirlenmesi suretiyle, hesap hatası yapılarak eksik cezaya hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ... ve ... bakımından diğer yönleri de incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, sanıkların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının korunmasına 20.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/2920, K. 2010/132, T. 15.10.1987, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-2920-e-2010-132-k-19ec3a000fbd