Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/25829 E. 2012/951 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/25829
- Karar No
- 2012/951
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Yağmaya kalkışma, Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak, Örgüt kurmak ve yönetmek, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, Tefecilik, Tehdit HÜKÜM : Kısmen Beraat- Kısmen Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hükmolunan cezaların süresine göre; sanıklar ..., ... ve ... yönünden ise süresinden sonra savunmanlarının yaptıkları duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi gereğince REDDİNE, Sanık ... hakkında yakınan ...’e yönelik yağmaya kalkışma ve tehdit; sanık ... hakkında yakınan ...’a yönelik tefecilik suçlarından kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; mahkemesince zamanaşımı içerisinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür. Yakınan ...’a yönelik eylemler nedeniyle sanıklar ..., ... ve ... hakkında yağma ve tehdit; yakınan ...'a yönelik eylem nedeniyle sanık ... hakkında tehdit suçlarından verilen beraat hükümlerinin temyiz konusu edilmediği anlaşılmakla tebliğnamedeki (1) ve (2) numaralı bozma düşüncesi benimsenmeyerek yapılan incelemede; I-) Sanık ... hakkında örgüt kurmak ve yönetmek; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak; ele geçen iki adat sustalı bıçak nedeniyle sanık ... ile sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık; sanıklar ... ve ...’in mağdur ... ’ya yönelik tefecilik; sanıklar ..., ... ve ...’in müşteki ...’e yönelik hukukî ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet ile sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak; ele geçen 2 adet mermi nedeniyle sanık ... ve sanıklar ... ile ...'ten ele geçen bıçaklar nedeniyle sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık; yakınan ...'e yönelik eylem nedeniyle sanık ... ve yakınan ...’a yönelik eylem nedeniyle sanık ... hakkında tefecilik; sanık ... hakkında yakınan ...’ye yönelik yağma; sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ...’e yönelik yağmaya kalkışma ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde; Sanıklar ... ve ...’in yakınan Murat Karaboğa’ya yönelik tefecilik suçunun kanunî tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştirdikleri gözetilmeden, haklarında 5237 sayılı TCK’nun 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/1. maddesi ile uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmanları ile sanıklar ..., ..., ..., ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA, II-) Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın tekerrüre esas olmayan kesin nitelikteki doğrudan para cezasının verildiği Çat Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/26-26 esas ve karar sayılı ilamı gösterilmek suretiyle, hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, mahkemece sanığın mükerrirliği net olarak belirlenip kabul edildiğine göre, yanılgı nedeniyle tekerrüre esas olmayan mahkeme hükmünün uygulanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “58. maddelerinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ise, "sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesi için sanığın sabıkasında yer alan Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/233-308 esas ve karar sayılı hükmünün mükerrirliğe esas alınmasına, 5230 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca aleyhe değiştirme ilkesi gözetilerek, 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Çat Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/26-26 esas ve karar sayılı ilamına konu para cezasının esas alınarak belirlenmesine,’’ cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-) Sanık ...’dan ele geçen tabanca ve kendisinden ele geçen bıçak nedeniyle sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık; yakınanlar ..., ..., ..., ... ve ...'ye yönelik eylemler nedeniyle sanık ... hakkında tefecilik; sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınan ..., sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınan ..., sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ..., sanıklar ..., ... ve ...’in yakınan ..., sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ... ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...'a yönelik tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet ile sanık ... hakkında yakınan ...’a yönelik tefecilik; sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’e yönelik yağmaya kalkışma ve tehdit; sanık ... hakkında yakınan ...’ye yönelik yağma suçlarından kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, tefecilik ve sanık ...’dan ele geçen tabanca nedeniyle 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Gerekçeli karar başlığına yakınan ... adının yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2-b bendine aykırı davranılması, 2-) 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının şekli ve mütemadi suç niteliğinde bulunduğu gözetilerek, sanık ...'in, kendi evinde yakalanan bıçak ile 5237 sayılı TCK'nun 220/5 düzenlemesi gereğince sanık ...’ın evinde ele geçen tabanca nedeniyle ayrı ayrı mahkum edildiğinin anlaşılması karşısında; ... içtima nedeniyle aynı yasanın 44. maddesi uyarınca daha ağır yaptırım öngören 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca orantılılık ilkesine uygun olarak alt sınırdan uzaklaşılıp cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken, aynı Yasanın 15/1. madde ve fıkrasından da ceza tayin edilmesi, 3-) Sanıklar ..., ... ve ...'ın, 16.06.2006 tarihinden 20 gün kadar önce yakınan ...'ın evine gelerek “senin oğlun Celal bizden para aldı, bize mal getirecekti, ancak getirmedi, şimdi kendisini bulamıyoruz, ortadan kaybolmuş, eğer oğlun gelip bizim paramızı ödemezse seni öldürürüz, senin evini yakarız.” şeklinde tehdit ettikleri, 16.06.2006 tarihinde saat 20.45 sıralarında tekrar gelip kapıya çıkan gelini aracılığıyla, korktuğu için içerden çıkamayan yakınana hitaben “söyleyin ona oğlunun bize olan borcunu ödesin, yoksa onu öldürürüz, eğer ödemezse onun anasını avradını sinkaf ederiz.”diye tehdit ettikleri, daha sonra da tehditlerin devam etmesi nedeniyle sanıklara herhangi bir borcu olmayan yakınanın parça parça 30.000 TL ödeme yaptığının anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCY'nın 149/1-c; Sanıklar ..., ... ve ...'un, yakınan ...'ın işyerine gelip kardeşi ...'ın kendilerine olan 14.000 TL tutarında borcu olduğunu söyleyerek “bu parayı ödeyeceksin, biz bu parayı almasını biliriz kimse bizim paramızı yiyemez.”diyerek tehdit ettikleri, yakınana 18 milyarlık senet imzalattırdıkları, ödeme günü geldiğinde bu parayı ödeyemeyince de cafe’yi devrettiği tanık ...'dan alacağı olan 8.000 TL'nın tehditle kendilerine verilmesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin aynı yasanın 149/1-c ve d; Yakınan ...’ün paraya sıkıştığı bir sırada bir arkadaşı aracılığıyla tanıştığı sanık ...'ten 1 aylığına 30.000 TL olarak ödenmek üzere 20.000 TL para aldığı, 15 gün kadar sonra tekrar sıkışması üzerine iki aylığına 37.500 TL olarak geri ödenmek üzere 20.000 TL daha aldığı, ödeme günleri geldiğinde borcun bir kısmını ödediği, sanığın geriye kalan kısmı sonraya erteleyip miktarı yükseltiği, meblağın yüksek olması nedeniyle yakınanın zamanında ödeyememesi üzerine sanıklar ..., ... ve ...’in, yakınana borç tutarıyla orantısız ve yüksek miktarlı senet imzalattıkları, belli aralıklarla aldığı faizli para nedeniyle toplam borcu 68.500 TL olmasına rağmen yakınandan 103.000 TL'yi zorla tahsil ettiklerinin ve 120.000 TL borcunun olduğunu söylediklerinin anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin aynı yasanın 149/1-c; 11.07.2007 günü 14.30 sıralarında yakınan ...’ün işyerine gelen ...'in, sanıklar ... ve ...'in, “...’un babasına söyle ayın 15’inde elimizde bulunan senedin tahsilatını yapacağız, parasını hazırlasın.”dediklerini ilettiği, yakınanın herhangi bir ödeme yapmayacağı cevabı üzerine, sanık ...'ın, yakınanın işyerine gelerek “15’inde olan ödemeyi aynı gün alalım, günü geciktirme, bundan sonrasını ben bilmem, ne olacağını siz düşünün” dediği, tartışma sırasında önünde bulunan sehpaya eli ile vurarak "ben söyleyeceğimi söyledim, oğlun ...’dan aldığımız 46.000 YTL tutarındaki senedi en geç 15.07.2007 tarihinde ödeyeceksin, yoksa sonucuna katlanırsın, bomba patlayacak" dediği, aynı gün sanık ... de telefonla arayarak “gelip işyerinizi tarayacağız, sonunuz gelecek.” şeklinde tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin aynı yasanın 149/1-c,d ve 35; Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in, çalışmakta olduğu köşk mahallesindeki su deposuna gelip araca çağırdıkları yakınan ...'e kardeşi ...'i sordukları, “siz daha iyi bilirsiniz.” diye karşılık vermesi üzerine, araç içinde bulunan sanıklardan birisinin yakınana vurmaya kalktığı ancak sanık ...’in elini tutarak "vurma" dediği, yakınanın, yarına kadar 52 milyar parayı vermemesi durumunda işten çıkarken mermi manyağı yapacaklarını söyleyerek tehdit etmeleri nedeniyle korktuğu için ertesi gün 50 milyar ve bir ay kadar sonra da iki milyar parayı kardeşine verdiği, onun da sanıklara verdiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin aynı yasanın 149/1-c; Sanıklar ..., ... ve ...'in, 25.09.2007 tarihinde gece saat 22.30 sıralarında yakınan ...'a ait işyerine gelip mağazada çalışanı ... ile yakınan ...'ın kızı ...’a hitaben “...’un bize borcu vardı. ancak ödemedi, ...’ya mı söylüyorsun yoksa babasına mı söylüyorsun bu işi halletsinler. bir daha dükkana böyle gelmeyiz dağıtırız bize kimse bir şey yapamaz. Yoksa ...’yı dağa kaldıracağız”dediklerinin anlaşılması karşısında; sanıklar ..., ..., ... ve ...'in, eyleminin her iki yakınan ... ve ...'a yönelik tek ve aynı yasanın 149/1-c,d ve 35. maddelerinde düzenlenen yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, 3-) Kredi kartı borcundan dolayı nakit akışını sağlamak amacıyla yakınan ...’nin, 5 milyarlık bir hayvanı ... vasıtasıyla bir başka şahıstan aldığı, sanık ... ile senet yaptıkları, 15 günlük vadeyi geçirdiği, sanığın telefon ile sık sık arayarak parayı istediği, telefon görüşmesinde sinkaflı küfretmesi nedeniyle bu duruma sinirlenerek sanık ...'in sürekli gittiği kahvehaneye gittiğinde sanıkla tartıştığı, “Biliyorsun ki ben parayı ödeyeceğim kimseyi mahçup etmem bana bir daha küfretme.” diye ikazda bulunduğu, başkaları rahatsız olmasın diye kahvehaneden çıkarak sanığa ait araca geçtiklerinde ortamın tekrar gerildiği ve sanığın yakınana bir tokat attığı ve borcuna karşılık beş buçuk milyarlık senet imzalattığının anlaşılması karşısında; sanığın yağma eyleminin aynı yasanın 150/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde beraat hükmü kurulması, 4-) Sanık ...'in, maddi sıkışıklık nedeniyle para isteyen yakınan ...’a zaman zaman faizle para verdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın üzerine atılı tefecilik suçundan mahkumiyeti yerine, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde beraat hükmü kurulması, 5-) Tefecilik suçunun suçtan zarar göreni hazine olup birden fazla kişiye karşı işlenmesi durumunda zincirleme tek suç kabul edilmesi ve sanık ... hakkında 5237 sayılı TCY'nın 43. maddesi ile artırım yapılması gerektiği düşünülmeden, yazılı biçimde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmanları ile sanıklar ..., ..., ..., ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,17.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.