Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/25396 E. 2013/4239 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/25396
- Karar No
- 2013/4239
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan hükümlü hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-İhbar üzerine polis ekiplerince hükümlünün evine gidildiği sırada hükümlünün babasının; hükümlünün çaldığı eşyadan olan televizyonu polislere teslim ederek kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının lehe yasa karşılaştırması sırasında karar yerinde tartışmasız bırakılması, 2- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı Yasaya göre hırsızlık; 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı tespit edildikten sonra, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasanın tespiti gerektiğinin düşünülmemesi, 3- Dosya içeriğine göre hükümlünün eylemine uyan; 765 sayılı TCK'nın 493/1, 59, 81/2. maddeleriyle, 5237 sayılı TCK'nın 142/l-b, 168/4 (kısmi iadeye rıza gösterilmesi halinde), 53; 116/2, 53; 151/1, 53. maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarıyla ilgili olarak uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek uygulama yapılıp, sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 1-Adli Sicil Kaydı içeriğine göre 17.02.2003 tarihinde infaz olunduğu anlaşılan Yağlıdere Sulh Ceza Mahkemesi'nin 02.05.2002 gün, 3/32 sayılı ilamıyla hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan hükümlü hakkında, 765 sayılı TCK’nın 81/2-3. maddesi ile uygulama yapılmaması ve aynı neviden olan hırsızlık suçundan mükerrir olmasına rağmen cezasından anılan yasanın değer azlığına ilişkin 522/1. maddesi ile indirim yapılarak belirtilen Yasanın 522/son maddesine aykırı davranılması, 2-Yakınana ait evden ayrıca 2 şişe viski, 1 adet ütü ve 2 adet zeytinyağı çalındığının ve iade edilmediğinin anlaşılması karşısında, 765 sayılı TCK’nın 523. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı gözetilmeden, anılan madde ile cezadan indirim yapılması, 3-5275 sayılı Yasanın 122.maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması karşısında; hükmolunan para cezasının süresinde ödenmemesi durumunda, gecikme zammı uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.04.2004 tarihli ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.