Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/22680 E. 2012/22514 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/22680
- Karar No
- 2012/22514
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ...'in yakınanlar ... ve ...'a karşı; sanık ...'in yakınan ...'a karşı işlediği hırsızlık suçları nedeniyle verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ...'in adli sicil kaydındaki cezanın infaz edilip edilmediği, yerine getirilmiş ise, infaz tarihi araştırılıp, denetime olanak sağlanması bakımından bu ilamın onaylı örneği dosyaya getirtilerek sonucuna göre; 5237 sayılı yasanın 58/6-7. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi; ayrıca sanıkların yakınan ...'ın çantasından çaldığı cüzdanı tespit edilemeyen çocuklara verdiği, sanık ...'in çantasından çıkan kazakların yakınan ... ait olduğunun tesadüfen belirlendiğinin anlaşılması karşısında; eylemlerin tamamlandığı gözetilmeden kalkışma aşamasında kaldığından bahisle eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin dayanışmalı alınmasına ve 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine “sanıklar için ortak yapılan yargılama giderlerinin sanıkların payına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına” ve 53. maddesine ilişkin olarak “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” cümleleri yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ...'in yakınan ...'a karşı işlediği hırsızlık suçu nedeniyle verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın suç arkadaşıyla çaldığı kazakların yakınan ... ait olduğunun tesadüfen belirlendiğinin anlaşılması karşısında; eylemlerin tamamlandığı gözetilmeden kalkışma aşamasında kaldığından bahisle eksik cezaya hükmolunması, 2-Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu, 3-Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi, tür ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.