Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/21658 E. 2013/9025 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/21658
Karar No
2013/9025
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, suç eşyasını bilerek kabul etmek ve satmaya aracılık etmek HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-) Sanıklar ... ve ...’in yakınanlar ..., ... ve ...; sanık ...’ın yakınan ...; sanık ...’un yakınan ...; sanık ...’ın yakınan ... ile sanıkların yakınanlar ..., ... ve ...’a yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Sanıklar ..., ... ve ...’in kabul edilen eylemleri nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezaya hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği, aksi halin, sanıkların; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, haklarında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanıklar ..., ... ve ...’in önceden vermiş oldukları karar doğrultusunda diğer sanıkla anlaşarak suça doğrudan katılıp suçu birlikte işledikleri gözetilmeden, yakınanlar ..., ..., ..., ... ve ...’a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerde haklarında 765 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 65. maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA, II-) Sanıklar ... ve ... hakkında suç eşyasını bilerek kabul etmek ve satmaya aracılık etmek suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCY'nın 512/1. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen cezanın alt ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 10.12.2001 ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCY’nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, III-) Sanık ...’ın katılan ... ile sanık ...’ın yakınanlar ... ve ...’a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 ve 5237 sayılı yasalara göre hırsızlık suçunu oluşturan eylemi nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, katılan ...’a yönelik eylemde hangi yasanın sanık ...’ın lehine olduğu denetime olanak sağlayacak şekilde açıkça gösterilmeden, hukuki ve maddi gerekçeleri de karar yerinde açıklanmadan, 765 sayılı Yasanın sanık lehine olduğu belirtilerek yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-) Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCY’nın hükümleri uyarınca uygulama yapılmasına rağmen, 765 sayılı Yasanın 81. maddesinin uygulanması suretiyle yakınanlar ... ve ...’a yönelik eylemler nedeniyle sanık ... hakkında kurulan hükümlerde karma uygulama yapılması, 3-) 5237 sayılı TCY’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının 765 sayılı Yasanın 522/1. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacı dışında yorumlar getirilerek yakınanlar ... ve ...’a yönelik eylemleri nedeniyle sanık ... hakkında kurulan hükümlerde cezadan indirim yapılması, 4-) Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, maddede öngörülen hakların tamamından yoksun kılınmanın hükümlülüğün doğal sonucu olup takdire bağlı bulunmadığı gözetilmeden, yakınanlar ... ve ...’a yönelik eylemleri nedeniyle sanık ...’ın bazı haklardan yoksun kılınmasına karar verilmesiyle yetinilmesi, 5-) Sanık ...’ın katılan ...’a yönelik eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1 ve 522. maddelerine göre, 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b ve 53. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; 5237 sayılı TCK'nın sanık yararına olduğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ile sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanık ...’ın kazanılmış hakkının korunmasına, 25.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/21658, K. 2013/9025, T. 25.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-21658-e-2013-9025-k-7eb2d601567b