Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/19910 E. 2013/6269 K.
Konu: Hırsızlık, Görevli Memura Direnme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/19910
- Karar No
- 2013/6269
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Görevli Memura Direnme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, görevli memura direnme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık hakkında, konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. Sanık hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle talebinin reddedilmesine karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b. maddesi uyarınca da aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında adı geçen sanık hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: I- Sanık hakkında görevli memura direnme suçundan kurulan hükmün incelemesinde; Sanığın ... kabul edilen birden fazla görevliye alenen hakaret eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 125/3-a-4, 43. maddelerine uyduğu ve görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olmayıp ayrı bir suç oluşturduğu gözetilmeden, eylemin tek suç olduğu kabulü ile görevliye hakaret suçundan hüküm kurulmaması; görevin icrasına karşı koymak maksadıyla, önce olay yerinde daha sonra getirildiği karakolda görevini yapmak isteyen kolluk görevlilerini tehdit etmek ve yumruk vurmak suretiyle direnen sanığın eyleminin aynı zamanda birden fazla kolluk görevlisine karşı gerçekleştirilmiş olmasına rağmen TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kasten işlemiş olduğu suçlardan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53.maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelemesine gelince ; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 13.11.2005 tarihli Olay Yeri İnceleme ve Görgü Tespit Tutanağına ekli kolluk görevlilerince çizilen kroki ile 05.01.2006 tarihli keşif ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre; yakınan Hüseyin Bıyıklı'nın evinin etrafının ve bahçesinin tel örgü ile çevrili olduğu ayrıca bahçe içerisinde bulunan iki hayvan ağılınında ayrı bir tel örgü ile çevrelendiği, bahçeye açılan iki ayrı kapının bulunduğu ve hayvan ağıllarının kapılarında kilit tertibatının bulunmadığı, adı geçen yakınanın evinin eklentisindeki ağıllardan 10 metre uzaklık bulunduğu, hayvan barınağında yakınanlardan Hasan Pastırmacıya ait dokuz (9) adet, Hüseyin Bıyıklıya ait bir (1) adet küçük baş hayvanın olduğu, sanığın olay gecesi suç yerine gelip yakınan Hüseyin Pastırmacı'nın konutunun kapısını çalıp içeriden ses gelmemesi üzerine bahçe içerisinde bulunan hayvan barınağından, bütün küçük baş hayvanları tel örgüler dışına çıkarıp 150 metre ileride bulunan zeytinliğe götürüp, beraberinde getirdiği kamyonete yükleyeceği sırada, yakınanların küçük baş hayvanların yerlerinde olmadıklarını fark edip bağırmaları ve zeytinliğe doğru yönelmeleri üzerine anılan sanığın olay yerinden eylemini tamamlayamadan kaçtığı anlaşıldığından; a) Sanığın yakınanın evinin eklentisinde bulunan ağıldan Hayvan çalmaya kalkışma eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden aynı yasanın 142/2-g maddesi ile uygulamalar yapılması suretiyle fazla ceza tayini, b) Sanığın yakınan Hüseyin Bıyıklı'ya ait evin bahçesindeki ağılda bulunan küçükbaş hayvanların iki farklı kişiye ait olduğunu bildiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip açıklanmadan yazılı şekilde uygulama yapılması, 2-Kasten işlemiş olduğu suçdan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.