Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/16420 E. 2012/3830 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/16420
Karar No
2012/3830
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir, Ancak; 1-01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5235 sayılı Yasanın 10 ve 11. maddeleri gereğince, davaya bakmanın üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Kabule göre de; a-5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 491 ve devamı maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlünün eyleminin 765 Sayılı TCK’nın 491/1-son, 522/1 (pek hafif) ; 5237 sayılı TCK.nın 141/1, 143, 53 maddelerine uyan geceleyin açıktan hırsızlık suçunu oluşturduğu, 765 sayılı TCY ile 5237 sayılı TCY’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b-5237 sayılı TCK’.nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.’nın 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüde düşük miktarlar esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, c-TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, d- Hükümlü hakkında belirlenen cezanın iki yıldan az olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu, e-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan Yasanın önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, cezanın bireyselleştirilmesi amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilerek, temel cezanın belirlenmesi için, duruşma açılarak hüküm kurulması gerekirken hükümlü hakkında dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı biçimde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’nin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 06/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/16420, K. 2012/3830, T. 06.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-16420-e-2012-3830-k-e970d51d42dc