Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/14648 E. 2012/20648 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/14648
- Karar No
- 2012/20648
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Gerekçeli karar başlığında zaman diliminin yerinde eklenmesi olanaklı görülmüştür. I- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanıklar hakkında mükerrirlik uygulamasına ilişkin kararın “F” bendinde sanıkların adli sicil kaydındaki tekerrüre esas; Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesi 2002/541-2002/579 sayılı ilamı ile 3'er ay 10 gün hapis cezasına ilişkin hükümlülükleri yanında ayrıca sanık ...'ın adli sicil kaydın da yer alan Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/424-2005/179 sayılı ilamı ile 11 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin hükümlüğününe yer verildiği, oysa ki sanıklardan ... hakkında en ağır cezayı içeren Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesi 2002/541-2002/579 sayılı ilamına ait hükümlülüğün, sanıklardan ... hakkında ise en ağır cezayı içeren Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/424-2005/179 sayılı ilamına ait hükümlülüğün TCK'nın 58. maddesine esas alınarak uygulanma yapılması ile yetinilmesi gerekirken, duraksamaya sebep olacak şekilde karar verilmesi, 2-Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, 3-) Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “dayanışmalı ve eşit olarak” tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK'nın 53. ve 58. maddelerin uygulanmasına ilişkin kısımlar ile, hükmün yargılama giderlerinin alınmasına ilişkin bölümünden “dayanışmalı ve eşit olarak” kelimesinin çıkartılarak; TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün yerine; “ Sanıklardan ... hakkında en ağır cezayı içeren Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesi 2002/541-2002/579 sayılı ilamına ait hükümlülüğünün, sanıklardan ... hakkında ise en ağır cezayı içeren Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/424- 2005/179 sayılı ilamına ait hükümlülüğünün tekerrüre esas alınarak 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddeleri gereğince sanıklara verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mükerrir sanıklar hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,” tümcesinin yazılması; TCK'nın 53. maddesine ilişkin bölümün yerine “Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” tümcesinin ilave edilmesi ve yargılama giderine ilişkin bölüme ise “Sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, 2- Kabule göre de; a- 5237 sayılı TCK.nın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, b- Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1.fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş sanık ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.