Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/1438 E. 2012/4437 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/1438
- Karar No
- 2012/4437
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın suç arkadaşı ile birlikte, yakınana ait aracı anahtar uydurarak çaldıkları kararın gerekçe kısmında kabul edilmesine karşın, uygulamada TCK'nın 142/1-b. maddesi ile temel ceza tayin edilmek suretiyle hükmün karıştırılması, 2- Yakınanın 03.10.2004 günü 19.30 sıralarında aracını, kapılarını kilitleyerek evinin önüne park ettiği, 04.10.2004 tarihli Buluntu Oto Tutanağına ve diğer kolluk tutanaklarına göre; sanık ve suç ortağı arkadaşının saat 03.45 sıralarında 7674 kod nolu ring halinde bulunan polis otosunun arkasında ani fren yapıp durarak araç kapıları açık vazitten araçtan ayrıldıkları, yakınan 04.10.2004 tarihinde kolluk kuvvetlerince telefon ile arandığında aracının çalındığını öğrendiği ve 04.00-05.30 sıralarında karakola giderek aracını teslim aldığı, 03.10.2004 günü güneşin 18.55'te battığının anlaşılması karşısında; eylemin geceleyin gerçekleştirildiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan 5237 sayılı Yasaya göre değerlendirme yapılırken aynı Yasanın 143. maddesiyle uygulama yapılması, 3-Oluş ve dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/2, 522 (pek fahiş), 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/2-d, 143/1( şartları varsa) 53. maddelerinde öngörülen cezaların alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında lehe olan yasanın uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4-Sanık savunmanının 28.06.2007 günlü oturumdaki son savunmasında lehe olan hükümlerin uygulanmasını istemesine karşın, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin denetime olanak verecek biçimde yasal ve yeterli gerekçe olmadan uygulanmaması, 5- 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrasındaki düzenlemeye göre, maddenin 1.fıkrasının (c) bendinde belirtilen haktan, sanıkların koşullu salıverilme süresince “kendilerinin alt soyları üzerindeki” velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından yoksun bırakılmalarına hükmedilmesi gerekirken, bu hak yoksunluğu süresinin diğer kişiler üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından da geçerli olduğu biçiminde karar verilmiş olması, 6- Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “müştereken ve müteselsilen” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 13/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.