Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/13634 E. 2012/19134 K.
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozmak, Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/13634
- Karar No
- 2012/19134
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozmak, Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozmak, Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığın adli sicil kaydında, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 2-) Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde “müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ve “yargılama giderinin müteselsilen tahsiline” ilişkin kısımlar çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” ve “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” cümleleri yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozmak ve sanık ... hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığını ihlal suçunun uzlaşma kapsamında kaldığı gözeltilmeyerek, uzlaşma girişiminde bulunulmadan, yazılı biçimde karar verilmesi, 2-) Suç tarihi olan 02.02.2007 günü Mersin'de güneşin saat 06.39'da doğduğu, yakınanın olaydan bir gün önce akşam saatlerinde iş yerini kapattığını ve olay günü saat 08.00 sıralarında iş yerine gelince hırsızlık yapıldığını anladığını belirtmiş olması ve sanıkların da atılı suçları işlemediklerini savunmaları karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e. maddesi ışığında, sübut bulan suçların gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, hırsızlık suçu için yapılan uygulamada anılan Yasanın 143/1. maddesi ile arttırma yapılması ve konut dokunulmazlığını bozmak suçunda da aynı Yasanın 116.maddesinin 4. fıkrasının uygulanması suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması, 3-) İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; anılan suçla ilgili hükmolunan temel cezanın TCK.nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin düşünülmemesi, 4-) Sanıkların TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 5-) Sanık ...'in adli sicil kaydında, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, 6-) Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi gereğince sanık ...'in hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, lehe bozma nedenlerine göre 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 325 maddesi uyarınca bozmadan hükmü temyiz etmeyen sanık ... 'ın da yararlandırılmasına, sanıklar hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son. maddesinin gözetilmesine 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.